forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır

BİRAND'DAN İTİRAF: EVET GENLERİMİZDE DARBECİLİK VARDI

Aktif .

mehmet_ali_birand_300Mehmet Ali Birand, Alper Görmüş'ün yeni çıkan kitabında "...Merkez medya darbeleri hep destekledi ve 28 Şubat'ın gerçekleşmesinde de anahtar rol oynadı...Adeta genlerindeki darbecilikle hareket ettiler..."  şeklindeki sözlerine destek verdi... “...Evet, genlerimizde darbecilik vardı ...”

 


Birand Posta Gazetesi'nde yayınlanan bugünkü yazısında şunları yazmış... 

“...Evet, genlerimizde darbecilik vardı ...”

Alper Görmüş koskoca iki cilt kitap yazmış. Okudukça yüzüm kızardı, zira yazdıklarının büyük bir bölümünde haklıydı. Sonra kendi kendime düşünmeye başladım, gerçekten “Merkez medya”da çalışan bizlerin içinde gizli bir darbecilik mi yatıyordu? Açıkça söylemesek dahi, Asker’in darbe yapmaya hakkı olduğuna inanmış mıydık?
Bu yazıyı uzun zamandır yazmayı planlıyordum.           

İçimde bir ukte kalmıştı ve bir türlü çıkaramıyordum.           

Sonunda, Alper Görmüş’ün “Ergenekon Gazeteciliği” (Etkileşim yayınları)  adlı iki kitabını ve Pazar günü TARAF’daki söyleşisini okuyunca, içimi dökmek ve bu konudaki görüşlerimi paylaşmak istedim.           Alper Görmüş, özetle “...Merkez medya darbeleri hep destekledi ve 28 Şubat’ın gerçekleşmesinde de anahtar rol oynadı...Adeta genlerindeki darbecilikle hareket ettiler...”  diyor.           

Görmüş’ün, benim de aralarında bulunduğum  “Merkez medya”nın büyük bir kesimi hakkında yaptığı bu saptama son derece doğru.         


Bu gerçeği, 1990’larda çok konuşulan ve TSK ile ilgili bir başkası yazılmamış olan EMRET KOMUTANIM adlı kitabımı hazırlarken (www.mehmetalibirand.com.tr ) gördüm. O kitapla birlikte uyandım. Asker’in siyaset dışına çıkması gerektiğini söylediğim yazılara o zaman başladım ve başıma gelmeyen kalmadı. Davalar açıldı ve andıçlanmaya kadar gittim. O dönemlerde, bugünün medya kahramanları ortalarda yoktu (!) Bizim kuşak  için devlet daima öncelikli ve haklıydı.

Devleti de Asker temsil ederdi. Politikacı, üç kağıtçı-yalancı- vatanını pek düşünmeyen- cebini dolduran bir insandı. Asker ise, namuslu ve herşeyini vatana adamış, özveri dolu bir kahramandı. Üstelik Atamız bu ülkeyi ve laik-demokratik Cumhuriyeti  koruyup kollama görevini ona bırakmıştı. Askerin, politikacıyı denetlemeye hakkı vardı. Politikacı işleri bozduğu zaman, Asker müdahale edebilirdi. Hatta, tereddütlü bir davranışla karşılaştığımızda “Komutan neredesiniz, devlet elden gidiyor...” diyen yazılar yazdık. Bizim için, (yani, laik Merkez medya mensuparının büyük bölümü için)  öncelik demokrasi veya Parlamento değildi. Genelkurmay daha önemliydi. Bundan daha normal birşey olmazdı ki... 

Bizler böyle yetiştirildik. Genlerimize, belki de farkına varmadan darbecilik işlendi. Komutanların üstünlüğünü sorgusuz kabul ederdik. Üniformaların pırıltısını yarı hayranlık, yarı korkuyla izlerdik. Bütün darbeleri anlayışla karşıladık. Yardımcı olduk. Son birkaç yıldır, genlerimizin kafası karıştı ve herşeye farklı bakar olduk.. İlk defa, demokrasi-Parlamento ile Genelkurmay  arasındaki sıralama değişti. Demokrasi bir adım öne çıktı. Bakalım kalıcı olacak mı? Şimdi tüm meslektaşlarıma soruyorum: Yukarda anlattıklarıma itiraz edecek kimse var mı? Varsa lütfen bana yazın ve burada yayınlayayım...


http://www.hurriyet.com.tr/ 

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN