forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır

TEKNOLOJİK GELİŞMELER GAZETECİLİĞİ NASIL ETKİLİYOR?

Aktif .

ismet_berkanYakın zamanda Referans'la birleşecek olan Radikal Gazetesi'nin yayın yönetmeni İsmet Berkan, değişen teknoloji ve internetin gazeteciliği nasıl dönüştürdüğünü, bunun sonucunda ne tür yeni arayışların ortaya çıktığını yazdı...



İSMET BERKAN'IN YAZISI...

Gazeteciliğin de bir ekonomisi var...
http://www.radikal.com.tr/

Radikal’i yayımlayan şirketin ticari sırlarını açıklayamam elbette ama şunu bilmenizde yarar var: Elinizde tuttuğunuz gazete hiç de ucuza mal olmuyor. Bu gazetenin (ve her gazetenin) yaşaması için elbette öncelikle bu maliyetini karşılayacak, hatta makul bir miktar kâr edecek kadar gelire sahip olması da gerekiyor.
Dünyanın her yerinde medya sektöründe en pahalı işlerin başında içerik üretmek geliyor. Biz gazeteciler de sonuçta ‘içerik üretiyoruz.’ Yaptığımız, bir yanıyla ‘iş’ bir yanıyla da ‘kamusal görev.’

Ürettiğimiz içeriği (haberleri, analizleri, yorumları, eğlencelik şeyleri, eğitici şeyleri vs.) iki temel ‘paket’ içinde okuyucuya sunuyoruz: Kâğıda basılı ve belli bir ücret karşılığı (bugün 75 kuruş) satılan ‘paket’ ile sadece elektronik ortamda (bilgisayar ekranında) ve internet üzerinden ücretsiz okunan ‘paket.’
Bütün dünya, bu ikinci ‘paket’in de ücretli olması gerektiğini konuşuyor bir süredir. Açıkçası biz de konuşuyoruz.

Dünyada kâğıda basılı ‘paket’e olan talep düşüyor. Türkiye’de de öyle. Bu yaz mesela gazeteler için pek de iyi geçmiyor, satışlarda yıllardır yaşanan yaz artışları bir türlü gerçekleşmedi. Buna karşılık, Türkiye’de de, dünyada da internet penetrasyonunun (erişiminin) yaygınlaşmaya devam etmesi ve henüz hâlâ her eve internetin ulaşmamış olması nedeniyle internet okurluğu tabir yerindeyse ‘çığ gibi’ büyüyor.

İnternet, bütün dünyada ‘sunulan bir şey’ olarak algılanıyor. Siz bir aylık abonelik ücreti ödüyorsunuz, sonra oradaki bütün içeriğe ve eğlenceye bedava ulaşmayı bekliyorsunuz. Oysa diyorum ya o içerik bedava üretilmiyor. (Sadece gazete ve gazetecilik açısından söylemiyorum, bütün eğlence sektörü ve akademya da içeriğini bedavaya üretmiyor, bu üretim için ortaya çıkan maliyetin bir yerden karşılanması gerek, yoksa içerik üretilmez hale gelebilir.)

Dünyada da, Türkiye’de de, gazete içeriklerini ücretlendirme denemeleri yapıldı. Yeterli başarı elde edilemedi, hatta Türkiye örneklerinde başarısız olundu. Bana göre başarısızlığa rağmen ısrar edilmeliydi, içerik bedava yapılmamalıydı ama biz bırakın içeriğin ücretlendirilmesini, sitelerimizden yazı ve resim kopyalanmasının bile önüne geçemedik. Türkiye’deki kadar içerik hırsızlığı uygar Batı’nın başka hiçbir yerinde yapılmıyor. Sakıncalı siteleri şak diye kapatan internete özgü sansür kanunumuz var ama telif haklarını koruyan etkili bir mekanizmamız yok.

Sanıyorum dünyada gazeteleri internete ücretsiz koyarken şöyle bir varsayım yapıldı: Aynen televizyonda olduğu gibi, biz içeriğimizin maliyetini reklam gelirleriyle karşılarız, hatta belki bir gün kâr da ederiz.

Doğrudur, reklam pastasından internete ayrılan pay her yıl, yine tabiri caizse ‘çığ gibi’ büyüyor ama bu büyüyen rakam bile aslında hâlâ çok küçük.

Şu an için, ne Türkiye’de ne de dünyada gazetesinin internet versiyonundan para kazanan, dolayısıyla artık kâğıda basılı ‘paket’e ihtiyacı kalmadığını söyleyebilecek durumda olan tek bir gazete bile yok. Açıkçası, kâğıda basılı gazeteden kazanılan paranın bir bölümü internet versiyonunda harcanıyor.
Harcanıyor ama belki de bu harcama boşuna değil. Çünkü dün de sözünü ettim, artık içine girdiğimiz, birlikte yaşamaya başladığımız ve kısa zamanda daha da yaygınlaşmasını beklediğimiz yeni teknolojik sıçrama için gazeteler ciddi bir teknik bilgi birikimi yakaladılar.

I-Pad türü cihazlar, bana göre 20-25 yıl içinde kâğıdın yerini ya tamamen ya da büyük ölçüde alacaklar. Gazeteler, bu tür cihazlar için özel olarak tasarlanacak ve hazırlanacak, yani yeni bir ‘paket’e konacak ve ücretli olacak. Gelecek orada.

Tabii bu gelecek herkes için geçerli olamayacak maalesef. Benim tahminim gazete sayısının dünya çapında ciddi bir biçimde azalacağı. Özellikle yerel gazeteler çok kaybedecekler, zaten şimdiden kaybetmeye başladılar.

Güçlü bir yerel basın geleneğine sahip olan Amerika’da, düne kadar iki gazetesi olan bazı şehirlerde bugün gazete kalmadı.

Elbette kapanan her yerel gazeteyle birlikte o gazetenin çıktığı şehirde/kasabada çok sayıda insanın da haberalma hakkından mahrum kaldığını unutmayın. Sorun sadece endüstrimizle ilgili değil, demokrasinin içeriğiyle de ilgili.

Ama şunu da unutmayın: Dünyada her zaman doğru, güvenilir ve zamanında okuyucusuna ulaşan habere, o haberle ilgili analize ve yoruma ihtiyaç olacak. Bu ihtiyacı gideren insan türüne de gazeteci diyoruz. Gazetenin paketi değişse bile gazetecilik kalacak; çünkü gazeteciye olan ihtiyaç sürecek.

DKM ARŞİVİ