forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

22 AĞUSTOS'TA ÖZGÜR İNTERNET'İN SONU GELİYORMUŞ!

Aktif .

kemalettin_bulamaci_300KEMALETTİN BULAMACI         

Son günlerde internetin güvenli kullanılması, sansür ve devlet eliyle internetin filtrelenmesi konusunda yazılanları hayretle okuyorum.

Olay bir infiale yol açmış durumda.

22 Ağustos 2011'den itibaren Türkiye'de internetin özgürlüğünün sona ereceği konuşuluyor. Vatandaş bundan sonra internete girerken sadece bir SANSÜR PAKETİ ile girebilecekmiş. Kendisine uygun sansür paketi seçip kullanmayanlar internete erişemeyecek, hatta cezalandırılacakmış.

Olay geçen hafta Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Telekom İletişim Başkanlığı'nın internet yer sağlayıcılara yollamış olduğu "TÜRKİYE'DE BARINDIRILAMAYACAK ALAN ADLARI" listesinden patlak verdi.

Ahlaka mugayyir kelimelerden oluşan site isimleri Türkiye'de barındırılmayacak, hatta içinde bazı kelimeler geçen sitelerin içeriğine azami derecede dikkat edilecek diyor yazıda.

Bu hafta da bu yazının esasını oluşturan 22 Şubat 2011 tarihli BTK kararı ve düzenleme ortaya çıktı. 6 ay sonra uygulamaya geçilecek "22 AĞUSTOS". Bu düzenlemede de Internet Servis Sağlayıcı şirketlerin güvenli internet erişimi sunmak için kullanıcılarına bir filtre sistemi sunmak zorunda olduklarını belirtiyor.

Güvenli internet kullanmak isteyen kullanıcı sunulacak filtrelerden birini seçecek, internete öyle erişecek. Yurtiçi filtresi var, Aile Filtresi var.

Ama "Yok ben halimden memnunum. Güvenliğimi kendim sağlarım." diyen abone bunu kullanmak zorunda değil. YANİ ÖZGÜR.

Ama işin yaygarası öyle bir kopartılıyor ki... Sanki internet toptan sansürleniyor ülkemizde. İşin kaynağı BTK'dan konuyla ilgili elle tutulur, anlaşılır bir açıklama da gelmiyor. TİB İnternet Daire Başkanı Osman Nihat Şen şu dakikada Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'den daha ulaşılmaz durumda.
Ortaya çıkıp konuşan tek kişi ise BTK Başkanı Tayfun Acarer.

Sayın başkanın da konuyla ilgili yeterli şekilde bilgiyle donatılmadığı da yaptığı açıklamalardan belli oluyor. Başkan bile ne yapıldığını, nelerden konuşulduğunu anlamış değil. Ama birileri soru soruyor o da kendini cevaplamak zorunda hissettiği için açıklamalar yaparak işi daha da karmaşık hale getiriyor.

Ülkemizde bilgi eksikliğinden, cahillikten kaynaklanan bu tartışmaları, uygulamaları bir kenarıya bırakarak dünyada olay nedir? ona bakalım isterseniz.

BTK'nın ve devletin özellikle çocuk pornosu konusunda vermiş olduğu savaş malum. Tüm sansür kanunlarının temelinde de bu yatıyor. Bu durum tüm dünyada ciddi bir suç olarak sayılıyor. Tüm dünyada hem gerçek dünyada hem internet ortamında Çocuk Pornosu'na karşı ciddi cezai müeyyideler var. Bu yaptırımlar öylesine güçlü ki bu işi yapan siteler, bu tip içerik barındıran büyük porno siteleri bu içeriği sitelerinden kaldıralı yıllar oluyor. Bu tip içeriği ancak ve ancak porno endüstrisinin karanlık yüzünde, porno dünyasının yeraltında bulabiliyorsunuz artık.

Yaptıkları işi bir tarafa bırakırsak, dünyanın belki de en muhafazakar, en tutucu, etik değerlere, telif haklarına en saygılı sektörü olan Porno sektörü de elini taşın altına koyuyor dünyada. Bu iddiaları rahatlıkla ortaya atabiliyorum çünkü heryıl Ocak ayında ABD'de Consumer Electronics Show'u ziyaretimde bu endüstrinin en büyük etkinliği Adult Entertainment Expo'ya katılmak için gelen sektör temsilcileri ile birkaç kelam laf etme şansım oluyor. Emin olun "yaptıkları işi bir tarafa bırakalım" dünyada ticari ahlaka, yaptıkları işe saygısı olan ender sektörlerden birisidir.

Sektörün en büyükleri "Aile Koruma Şifresi" ve "Ebeveyn Koruması" uygulamalarını da son 2 yıldır sitelerinde uygulamaya koymuş durumdalar. Bu konuda Family Online Safefty Institute (FOSI - Çevrimiçi Aile Güvenliği Enstitüsü" ile işbirliği yapıyorlar. Her sitede bu sitelere çocuklarını girmesini engellemek için nasıl bir uygulama yapılacağı, ücretsiz Ebeveyn Kontrol Yazılımı'nın nasıl indirilip kurulacağı bilgisi yer alıyor.

Porno sektörü, güvenli interneti ve çocukları emin olun bizim BTK'dan daha fazla düşünüyor.

Türkiye'de bazı kelimeleri içeren sitelerin barındırılmamasına yönelik karar ise kesinlikle saçmalık ve düşünülmeden alınmış bir karar. Zaten Türkiye'de internet erişimi ve barındırma için gerekli olan bant genişliği fiyatları fahiş. Dünya ortalamasının 3 ila 5 katı. Bu sebepten dolayı çoğu site yurtdışında barındırılıyor. Şimdi Türkiye'de kalanları da kaçırmaya çalışıyoruz. Farkında değilsiniz ama yurtdışına giden Ahlaka Aykırı uygulamalar değil milli servetimiz.

YAZININ KAYNAĞI: http://www.btdunyasi.net/

DKM ARŞİVİ