forkredit.com | Îôîğìëåíèå ó÷àñòêà | vivaspb.com | finntalk.com
Hata
  • XML Parsing Error at 1:456. Error 9: Invalid character
  • XML Parsing Error at 1:446. Error 9: Invalid character

Aktif .

dinc_bilgin_280Sabah Grubu'nun eski sahibi Dinç Bilgin, Etibank sürecine ili?kin Aksiyon Gazetesi'ne çarp?c? aç?klamalar yapt?. Halen Etibank davas?ndan yarg?lanmaya devam eden Dinç Bilgin, Türkiye'nin en çalkant?l? dönemleriyle ilgili tan?kl?klar?n? anlatt?. Bilgin, 28 ?ubat süreciyle de önemli bilgiler aktard?... 

 

Dinç Bilgin, Etibank'a el konmas?n?n alt?nda Sabah'? ele geçirmenin yatt???n? belirterek; o dönem ortaya koyulan oyunu ?öyle anlat?yor: "O tarihteki el konma sebebi, çok aç?k, belliydi. Ecevit'in bir aya?? çukurda. ?ki tane 'contender'? (lider aday?) var. Bir tanesi Hüsamettin Özkan, bir tanesi de Zekeriya Temizel. Dertleri Etibank'tan çok, Sabah'a el koymakt?. Ankara'daki çal??an?m?z Bilal Çetin'i ça??r?p, 'Ankara'da kayyum atay?p, Güngör Mengi'yi kayyum atayaca??z.' diyorlar. Güngör Mengi a?layarak ç?k?yor: 'Patrona bunu yapamam." O zaman Sabah'?n borsada milyar dolar?n üzerinde de?eri var. Atel ?irketimiz var, 700-800 milyon dolara da onu halka açmaya haz?rlan?yoruz... Etibank'tan bütün kulland???m?z kredi, banka bize kal?nca, tamam? 275 milyon dolard?!"

DSP içindeki parti mücadelesinin kurban? olduklar?n? söyleyen Dinç Bilgin, dönemin Maliye Bakan? Zekeriya Temizel, kendisi hakk?nda cezai soru?turma yapmalar? için bizzat talimat verdi?ini anlat?yor. O?lu Önay Bilgin ise o döneme ait yeni bir belge bulduklar?n? ifade ederken, Temizel'in yapt??? usülsüzlü?ü ?öyle anlat?yor: "Müfetti? bir ?ey bulur, sonra patronuna götürür. Burada öyle de?il. Tepedeki 'Bana nereden bulursan bul, bir ?ey bul' diyor. Bunu nas?l anlad?k? Ayn? tür murak?plar, bir sürü bankada inceleme yap?yor. Bizimki bankac?l?k raporu yazm?yor, 'Burada suç vard?r; burada ?u, bu vard?r' diye bir rapor yaz?yor."

1995 y?l?ndan itibaren medyada, özellikle enerji sektörüne yönelik bir kayma oldu?unu belirten Bilgin; "Bu bir ganimet payla??m?yd?. O kadar komikti ki yahu hat?rlay?n Türkiye'de bir özelle?tirme yap?lacaksa ya ?hlas alacak ya Erol Aksoy alacak ya Do?an Grubu alacak. Böyle bir payla??m." dedi. Bu payla??ma en ba?ta kar?? ç?kt???n?; daha sonra kendisinin de 'onlara' uydunu belirten Bilgin, Etibank'? böyle ald???n? dile getiriyor. Etibank'ta Cavit Ça?lar'?n kendisine ortakl?k teklif etti?ini; ancak toplam 100 milyon dolarl?k teminat mektubundan, Ça?lar'?n pay?na dü?en 50 milyon dolarl?k teminat mektubunu bulamad???n?, Etibank'?n çökü?e giden sürecin de böyle ba?lad???n? söylüyor.

Zekeriya Temizel: Dinç Bilgin yalan söylüyor

"Bu iddialar, yalan. Etibank'a el konuldu?u tarihle, bizim görev ba?lad???m?z tarihe bakarsan?z, böyle z?rval?klar?n olmayaca??n? da görürsünüz. Biz 1 Eylül tarihiyle faaliyete geçtik zaten. O kadar süre içinde, daha önce i?lemleri tamamlam??t? zaten. Daha önce Dinç Bey yine böyle bunad???na ili?kin i?aretler verdi. Güya ben birileriyle yemek yemi?im de, onlara 'Size 50 milyon dolar veririm, ?öyle yapar?z' demi?im! Bu iddiayla ilgili Bilal Çetin'e bizzat sordum, 'Ben sizinle böyle bir yemek yedim mi?' diye. Kesinlikle böyle bir ?eyin olmad???n? söyledi. 'Niye tekzip etmiyorsun?' dedik. 'Biz aram?zda konu?tuk, dava açs?n da gidelim, tan?kl?k yapal?m' dediler. Ama zavall? bir insan hakk?nda böyle ?eyler hakk?nda u?ra?mak istemiyorum. O insan, bütün olaylar? da insanlar? da birbirine kar??t?r?yor. Ben bankas?yla, i?lem yapt???m insanlarla kesinlikle muhatap olmam. Ben müfetti?lere cezai soru?turma yönünde talimat vermedim. Böyle bir saçmal?k, manyakl?k m? olur? Bunlar?n bankalar?n kapat?lmas?yla ilgili raporlar yok muymu? ellerinde? Tebli? edilmeden mi bunlar olmu??"

Dinç Bilgin'in Aksiyon dergisine verdi?i röportaj

 

-Ahmet Özal’?n “Babama yap?lan suikast?n arkas?nda Erol Simavi vard?.” sözlerini nas?l yorumlad?n?z?

?a?k?nl?kla! Böyle bir ?eye ihtimal vermem, vermek de istemem. Böyle bir ?ey, bana inand?r?c? gelmiyor.

-“Özal’a hayrand?m.” diyorsunuz…

Gerçekten çok severdim ve hayrand?m. Onun benimle ilgili pek ho? dü?ünceleri olmad???n? da biliyordum (gülüyor)! Özal; hatalar?, sevaplar?, k?zg?nl???, k?skançl???yla insand?. Bu ho?uma giderdi. Sabah’ta o ve ailesiyle ilgili yaramaz yay?nlar yapt?k; onlara çok içerlerdi. Ama Özal, Türk tarihinin en büyük ?ahsiyetlerinden biri. Türkiye’ye yapt??? hizmetler, inkâr edilemez.

-Ona duydu?unuz hayranl???n fark?nda m?yd??

Belki; ama Sabah çal??anlar?na k?zard?, onlar? bana ?ikâyet ederdi…

-Mesela kimleri?

Tahmin edersiniz. Mesela Güngör’e (Mengi) çok fena k?zard?. Gecenin ilerleyen saatlerinde telefon edip onlardan ?ikâyet ederdi. Çok gece uyand?r?ld???m? hat?rl?yorum.

-8 Mart 1989... Harbiye Orduevi… 19. kat? Bu olay? daha önce anlatt?n?z; ama ?rem Barutçu’nun ‘Simaviler’ kitab?na göre Özal’a ciddi bir tav?r da koyuyorsunuz…

Yok, hiçbir tav?r koymad?m. Yanl?? yaz?lm??.

-O “Sen tuttun Rahmi’yi (Turan) ald?n.” diyor. Siz de “Efendim kimi istersem al?r?m. Buras? özgür bir ülke. Bas?n da özgür. Her görü?te insan olacak. Ben hükümet gazetesi de?ilim.” diye cevap veriyorsunuz. O da bunun üzerine gazete kâ??d?na tekrar fon koyaca?? kar??l???n? veriyor…

Fon kondu; ama yüzüme kar?? öyle bir söz söylenmedi. Erol Simavi’yle beni Harbiye Orduevi’ne davet etti. Erol Bey de, ben de genel yay?n müdürümüzü al?p gittik. Semra Han?m, Erol Bey, yeme?e oturuldu. Hava iyi. Sonra birden sürpriz ziyaretçi olarak Asil Nadir geldi. Gelece?ini hiçbirimiz bilmiyorduk. Nadir o zaman bas?na yeni girmi?; Günayd?n’?, Geli?im Dergi grubunu sat?n alm?? ve büyük transferler yapm??. Erol Bey’le aralar?nda tats?z rekabet var. Hürriyet’in Londra bürosunu transfer etti. Rahmetli Nezih Demirkent, Nadir’in saf?na geçti. O gelince çok fena bir hava esti. Erol Bey, masay? terk edecek oldu. Kolundan tuttum, oturttum. “Ay?p yahu, otur!” dedim. Aralar?nda bir at??ma ba?lad?. At??man?n ba??nda, samimiyetle söyleyeyim, ho?uma gitti.

-Neden?

?ki tane bas?n patronu tart???yor, ben böyle araday?m. Ba??nda Erol Bey’i tahrik bile ettim. Fakat sonra i? o kadar az?tt? ki ürktüm. Ba??m? çevirip Semra Han?m’la sohbet etmeye ba?lad?m. At??ma çok sertle?ti.

-At??man?n konusu neydi?

“Benim adamlar?m? ald?n. H?rs?zlar? transfer ettin. ?unu yapt?n, bunu yapt?n…” Allah var, Asil Nadir o kadar sert de?ildi; ama Erol Bey biraz da içkili oldu?u için felaket sertti.

-Toplant?ya gitmeden önce Erol Simavi’yle Nail Keçili’nin Cenajans’?nda bulu?tunuz mu?

Hay?r. Erol Bey, beni oteline davet etmi?ti. Otelde bulu?up birlikte gittik. O zaman da Sabah’?n en ?a?aal? zaman? ve Hürriyet’ten fazla sat?yor. ‘En korkulan gazete’ havas?nda. Yemekten kalkt?k, tam asansöre binerken; Erol Bey, Özal’a dönüp “Bu her ?eyi sat?n al?yor.” dedi, Nadir için. Devam etti: “Beni de sat?n als?n. Fiyat?m on iki s?f?rl? (trilyon). Sen de seçime gideceksin. Sana da para laz?m olur. Sana da komisyon vereyim.” Hemen kolunu tuttum ve asansörden içeri çektim. “?imdi bizi tutuklayacaklar Harbiye’de. Kafay? m? yedin?” dedim. Ertesi sabah, Nail Keçili’nin Cihangir’deki yerinde, mesleki bir toplant? yapacakt?k, Simavi’yle birlikte. Sabah oraya gittim. Kendisine votka haz?rl?yor. Ben kahve içece?imi söyledim. Saat 9-10 gibi benim sekreter arad?: “Ba?bakan sizinle görü?mek istiyor.” Telefonu ald?m; Erol Bey, bana do?ru yürümeye ba?lad?. Ba?bakan telefonda “Dinç, neydi dün geceki hâl?” dedi. “Neydi?” diye sorunca; “Erol o terbiyesizli?i nas?l yapt??” cevab?n? verdi. Ben de “Efendim ama Asil Nadir de cevap vermeye kalkt?.” deyince, Özal ba??r?p ça??rmaya ba?lad?: “Bunu nas?l yapar? Terbiyesizlik bu yapt???…”

-Öyle miydi?

Terbiyesizlikti tabii. Ama sarho?tu. Bir Ba?bakan’?n, han?m?n?n yan?nda yap?lmazd?. Erol da, masan?n ba??na gelince insiyaki olarak ben “Ama…” deyince, Özal “Amas? mamas? yok. Sen de ondan yana m? ç?k?yorsun?” deyip telefonu sert biçimde kapatt?. Telefon kapan?r kapanmaz, bu sefer Zafer (Mutlu) arad?: “Kâ??da fon kondu.” diye. Yüzde 10. Ama bu beni ?oke edecek bir ?ey de?ildi. Memnuniyetle kar??layaca??m bir ?eydi. Sabah gidiyor gümbür gümbür. Fiyat da art?rsak gidiyor, ba?ka türlü de… Fonun konmas?, Hürriyet için sorundu.

-O fon, Simavi için mi kondu?

Bilmiyorum; ama Turgut Bey, hiçbir hesap olmaks?z?n, k?zg?nl???n? belli ederdi.

-Özal’a “Buras? özgür bir ülke. Bana kar??amazs?n?z.” demediniz mi?

O devirde böyle laflar etmi? olabilirim; ama Turgut Bey’e dedim mi, hat?rlam?yorum!

-O olaydan sonra Özal’la ili?kinizin seyri de?i?ti mi?

Hay?r, hay?r. Benim de?i?medi.

-Ya Erol Simavi’nin?

Daha evvel Özal by-pass ameliyat? olmu?tu. Sonra Hürriyet’te Erol Bey’in “By-pass olanlar huy de?i?tiriyor.” diye acayip, iki günlük yaz?s? yay?mlanm??t?. O zamanki Sabah, daha liberal, daha halk yanl?s?. Ama Hürriyet, devletin, ‘establishment’?n, ‘müesses nizam’?n gazetesi. Sabah, demokrat. Hürriyet daha muhafazakâr, asker yanl?s?. Her ne kadar yay?n yönetmenine ‘Özkö?k’ deniyorsa da; demokratl?k ve liberallik skalas?nda Sabah’?n çok gerisindeydiler.

-“Siyasilere babalan?yorduk; devlete kar?? gelemiyorduk.” sözünüz, Özal döneminde de geçerli miydi?

E tabii. Hatta Türkiye’de hemen herkes daha yumu?ak, tehlikesiz hedefler seçiyordu. Devletle –deriniyle, s???yla– u?ra?mak her babayi?idin harc? de?ildi!

-Dokununca yanmaktan m? korkuyordunuz?

Yaln?z biz mi? ?nsafla bak?n… O tarihteki ba?bakanlar, bakanlar… Herkes… Bu bizim genlerimize i?lemi?ti. Kendi üstüne vazife olmayanlara burnunu sokmama, baz? ?eyleri görmeme… Geriye dönüp bakt???mda, ne büyük ay?plar i?ledi?imizi görüyorum. Bunlar? samimiyetle itiraf ediyorum. Sadece ben de?il ki, herkes öyleydi.

-Müesses nizamdan, “Burada dur!” uyar?lar? al?yor muydunuz?

Hay?r böyle bir ?ey de yoktu; ama insanlar öyleydi. Bas?n o zaman, hiçbir ?ekilde askerle b?rak?n çat??may?, onlar?n be?enmedi?i bir ?eyi yapmamak için son derece özen gösterirdi. Hem askerî bürokrasiye hem sivil bürokrasiye… Bir ba?ka Türkiye’ydi, o. Öyle al??m??t?k. ?ttihatç? gelenek, ta günümüze kadar geldi. Daha yeni, 5-6 senedir düzeliyoruz. Normal ülke olmaya ba?l?yoruz.

-O ?ttihatç? gelene?i, o zaman nas?l görüyordunuz?

?tiraf edeyim ki tabii kar??l?yorduk. Fark?nda de?ildik. O fark?ndal?k, yeni ba?l?yor Türkiye’de. Hürriyet’i k?zd?rmak da istemiyorum; ama 27 May?s’? takip eden senelerde hat?rlars?n?z. Milli Birlik Komitesi üyesi Orhan Erkanl?, genel müdür yap?ld? Hürriyet’te. Hemen akabinde, benim gözümde bir cani, bir canavar olan Tar?k Güryay’?n hat?rat?n? yay?nlamad? m?? Demokrasi ar?ivine bakarsak, sa?lam sicili olan çok az insan var bu ülkede! Bizim Sabah’ta fark?m?z neydi? Ben ?zmir’den, Yeni As?r gelene?inden geliyordum. Demokrat Partili bir gazete. Liberal, demokrat. Burada kurdu?um Sabah’?n öyle oldu?unu pek söyleyemem; çünkü ald???m elemanlar Yeni As?r’dan gelme de?ildi. Ama onun kavgas?n? veriyordum, devaml?. ‘Bütün do?rular? ben yapt?m’ demek de istemem.

-Sabah kadrosunun referanslar? neydi?

Ben satan bir gazete yapmak istedim. Marifetli, ak?ll? gazetecilerdi, hepsi. ‘Onlar?n siyasi tutumlar?’ diyorsan?z; gazetecilikte buna önem vermem. Her türlü siyasi dü?ünceden olabilir; ama gazete kap?s?ndan içeri girince art?k ‘haberin namusuna dokunmayan gazeteci’ olursun. ?imdi sorun o zaten; haberin namusuna dokunuyor, gazeteciler.

-O dönemde de, ‘senin ba?bakan?n, benim ba?bakan?m’ gibi bir alg? var m?yd??

Hay?r, o Tansu Çiller-Mesut Y?lmaz kavgas?yla ba?lad?. Direnmeye çabalamam?za ra?men, oraya do?ru itilmi?tik.

-1993’ü nas?l hat?rl?yorsunuz?

Türk tarihinin karanl?k devirleriydi.

-O zaman fark edebildiniz mi?

Rahmetli Özal, böyle bir restorasyona, siyasi haklar?n iadesinden sonraki restorasyona, çok endi?eli bakan biriydi. Onu bana söylemi?ti: “Türkiye’yi yine eskiye döndürecekler. Eski kavgalar, geri gelecek!” Ekonomide tekrar h?zlanan popülizmle, ekonomik disiplinin bozulaca??na dair endi?esi vard?.

-Onu endi?eye sevk eden neydi?

Bunu tam olarak bilemem.

-O sözlerin ard?ndan, siz de endi?elendiniz mi?

O zaman, Sabah’?n ölçüsüzce büyüdü?ü, güçlendi?i bir zaman. ?yi para kazand???m bir zaman. Yava? yava? da her i?le me?gul olan bir patrondan, biraz daha dalgac? bir patrona geçi? zaman?m. Bab?âli’nin deli, serseri çocu?undan; uyumlu çocuk olmaya geçi? dönemi…

-Kiminle uyumlu?

Kurulu düzenle.

-Kurulu düzeni (müesses nizam?) güçlü k?lan nelerdi?

Zaten mevcuttu, o düzen. 20. yüzy?l?n ba??ndan beri var olan bir Türkiye. Bürokrasinin elinde silahl? gücü var, yarg?s? var, kendisiyle uyumlu olmaya mecbur hisseden ‘gönüllü bas?n’? var. Türkiye, kolay bir ülke de?ildi!

-Özal, müesses nizam? hangi hamleleriyle zorlad??

Özal’?n büyük ba?ar?s?, Türkiye’de önce ekonomik liberalizmi sa?lad?. Bu da ister istemez siyasal liberalizmi pe?inden getirdi. Bu tart???lmaz!

-?steyip de yapamad?klar??..

Bu konuda çok bilgili de?ilim. Ama adam, eski kal?plar? y?kt?. Bu, o kadar kolay de?ildi. Cesurdu; ama tek ki?iydi! Zaaf?, iyi kadro hareketi yapamad?. Kötü demeyelim; ama yetersiz. Mesela, ?imdi Tayyip Bey, çok daha ba?ar?l? bir kadro hareketi yürütüyor. Etraf?nda çok daha vas?fl? insanlar var. O yüzden de daha ba?ar?l?!

-Özal, size kendi çevresindeki insanlardan yak?n?r m?yd?? Mesela Hasan Celal Güzel, Özal’?n Bedrettin Dalan’dan pek ho?lanmad???n?; ama kontrol alt?nda tutmak için yak?n?nda bulundurdu?unu söylemi?ti.

Ben öyle s?k Ankara’ya giden, Ba?bakanl???n kap?s?n? çalan biri de?ildim. Biraz daha tepeden bakan, hem siyasilerle hem bürokrasiyle temas?n? iyice az seviyede tutan biriydim. Böyle i?leri, müdürlerim kanal?yla yapard?m.

-Erol Simavi’nin de tarz? ayn?. Ondan etkilendiniz mi?

Hay?r. Erol Bey’le taban tabana z?tt?m. O geceleri dola?may? seven, arkada? gruplar? olan birisi. Bense gece evinde olmay? seven, arkada? gruplar? olmayan birisiydim. So?uk tan?n?rd?m.

-93’te Özal, E?ref Bitlis, U?ur Mumcu’nun öldürülmesi gibi olaylar?n ard?ndan, bir tedirginlik duydunuz mu?

Elbette, duymamak mümkün de?ildi. O tarihte, bu kadar demokrat ve liberal biri de?ildim. Ama o tarihte birilerinin Türkiye üzerinde birtak?m hesaplar yapt???, yok yere bu kadar kan?n dökülmesine sebep olan Güneydo?u sorununu ba?latmasa bile, alevin üzerine benzin döktü?ünü görüyordum elbette.

-Turgut Özal’?n öldürüldü?ünü dü?ünüyor musunuz?

Aç?k söyleyeyim, bilemiyorum.

-J?TEM kurucular?ndan Arif Do?an’?n E?ref Bitlis suikast?na dair itiraflar içeren ses kayd?n? dinlediniz mi?

Dinledim. Bilemiyorum; ama rahmetli E?ref Bitlis’le bir Güneydo?u gezisinde beraberdik. S?n?r karakollar?n?, gazete sahiplerine gezdirmi?ti. Jandarma genel komutan?yd?. Do?an Güre?, genelkurmay ba?kan?yd?. Ayn? helikopterle üç gün seyahat ettik. Güneydo?u’da öbür askerlere benzemeyen tutumu, Talabani-Barzani ili?kilerine farkl? bak?? aç?s?, Güneydo?u sorununun sadece silahla çözülemeyece?ine dair görü?leri olan, di?erlerine göre çok daha demokrat bir asker oldu?una dair ?eyler duyuyordum.

-Ayn? y?l U?ur Mumcu’nun da öldürülmesi ve ‘?eriat’ korkusunun üretime ve dola??ma sokulmas?…

Do?ru. Ama o tarihteki Sabah’ta, en az?ndan ‘benim çevremde de ?eriat korkusu yoktu’ diyemem. O tarihlerde, ?eriat konusu, yumu?ak hedeflerden bir tanesiydi. Elbette, bazen Ankara’dan bazen askerden kaynaklanan  ?eyleri Sabah’ta da görüyordunuz. ATV’de hat?rlars?n?z; yaz?lar geçer, Ali K?rca a?z?n? asker tonuna çevirip okurdu (gülüyor).

-Bugün Ergenekon san??? olarak tutuklu bulunan Ergun Poyraz’?n, Ali K?rca’ya kaset getiren isim oldu?unu biliyor muydunuz?

Hay?r, bilmiyordum. Hiç de haberim olmad?. Ama yine bu tür, hani bildiri okunur gibi, yay?nlardan hiç ho?lanmazd?m! O zaman o?lum Önay, ATV’nin ba??ndayd?. Devaml? “Bunlara izin verme.” telkininde bulunuyordum.

-Sizin bu ç?k???n?z, nas?l bir blokaj görüyordu?

O tarihte, ‘her ?eye muktedir patron’ görünümüm oldu?u için, “Peki bir daha yapmay?z.” diyorlard? (gülüyor).

-Bir medya patronu,  tam anlam?yla muktedir olabilir mi?

E tabii, olamaz! Ayd?n Do?an’a da insafla bakt???m zaman, o kadar yazar-çizere söz geçirmek kolay i? de?il!

-Kendiniz liberal olarak tan?mlarken, Sabah’ta ulusalc? çizgiye kayd???n?z dönemler oldu mu?

Oldu, tabii. Me?hur kavgalar?n sonras?, 28 ?ubat dönemine do?ru böyle bir kayma oldu.

-O dönemde, kendi muhasebenizi yap?yor muydunuz?

Muhasebe yapt?m zaten. Gazeteler, 28 ?ubat postmodern darbesine fiilî destek verdi. Onlar içinde Sabah da vard?.

-Özellikle Ankara büro mu?

Çünkü Ankara bürodan gelen haberleri do?ru farz ediyorsunuz. Onlar da, o tarihteki Genelkurmay ve adli yetkililerden fena hâlde etkileniyorlar. Bas?n?n zaten geneti?inde, o kadar da demokrasiye yer yok! Türkiye’de yeni yeni olu?uyor. Bu i?in milad? da, Taraf gazetesi oldu. ?nan?lmaz hizmet yapt?lar. Heykelleri dikilmeli!

-Ergun Babahan, Sabah’ta ajan gazeteciler oldu?unu ve bunlar? bildiklerini söyledi. Siz biliyor muydunuz?

O kadar?n? bilmiyordum. “Çok ?eyi bilmiyordum!” bir savunma ve samimi bir itiraft?r. Ama bilmek de istemiyordum!

-Bilmekten mi korkuyordunuz?

‘Neden ba??m? belaya sokay?m?’ hissi var ya! Yeter derecede cesur olmad???m?z aç?k. Ama yaln?zca biz mi? Siyasileri de, Meclis’i de, Yüksek Mahkeme’si de öyleydi, o tarihte.

-Ama halk öyle de?ildi!..

Evet, halk öyle de?ildi. Do?ru!

-O hâlde Sabah, halk?n gazetesi de?il miydi?

Halk?n gazetesi olmamaya ba?lam??t?. Öyle söyleyeyim. Oradan kopma ba?lam??t?. Tiraja yans?mad?. Çünkü Sabah, her ?eye ra?men, kötüler içinde en az kötü oland?.

-O dönem için Salih Memecan, Sabah’?n yaz? i?lerinde, halk?n yan?nda olup demokrasiyi savunan, Ahmet Vardar’la ikisi olduklar?n? söylemi?ti. Hatta bu nedenle kavgalar?n, bask?lar?n da ya?and???n? ve bundan duydu?u rahats?zl?k nedeniyle ABD’ye gitti?ini ifade etti.

Biraz insafs?zl?k etmi?. ABD’ye çocu?unun okumas? için gitmi?ti. Salih’i çok severim; do?rudur, hepimizin üzerinde bir mahalle bask?s? vard?. Haberler uçuruluyordu, bombard?man var; bankac?l??a girdi?im dönem. Bunal?yorum. Gazeteler aras?nda öldüresiye bir rekabet var. Yaln?z Do?an de?il, yeni ç?kan Uzan ve deh?et veren bir rekabet tarz? var. Ülkede demokrasiyi savunmak bir tarafa, bir de i?yerini savunmak, çal??t?rd???n insanlar? savunmak… Çok belal? zamanlard? 98-99’lar…

-“Ekibim beni hayal k?r?kl???na u?ratt?.” diyorsunuz.

‘Onlar beni yanl??a sevk etti’ demem, do?ru de?il. O zaman?n yay?n yönetmeni de, benim ya?ad???m ‘gazeteyi savunmak-demokrasiyi savunmak’ ikilemini ya??yordu. Biz bu i?i, ben patron, o genel yay?n müdürü olarak, iyi yapamad?k. Belki de iyi yapmam?z da mümkün de?ildi! Bak?yorsunuz, Türk tarihinin en büyük kriminalinin yürüttü?ü bir bas?n grubu Uzanlar; öbür yandan, benden çok daha zeki ve  iyi bir i? adam? olan, ama yine son derece ac?mas?z bir rakip olan Ayd?n Do?an. Aras?na s?k??m?? bir Sabah!

-Ön konu?mam?zda; Hürriyet’in Ayd?n Do?an’a sat??? sonras?, Erol Simavi’nin o zaman?n paras?yla 100 milyar liray? (yakla??k 3 milyon dolar) orduya, bizzat Genelkurmay Ba?kan? Do?an Güre?’e takdim ederek, ba???lamas?n?n dikkat çekici oldu?unu söylediniz.

Durup dururken, böyle bir sat?? yapan, yurt d???nda ya?amaya karar veren bir adam, neden Türk ordusuna böyle bir ba???ta bulunsun? Komik gelmi?ti o zaman bana. Garip bir Türkiye’ydi, o zaman. Allah var, sadece Erol Simavi mi orduya ba???ta bulunuyordu? Bütün büyük i? adamlar? s?raya girip benzer ba???lar yap?yordu.

-Siz de yapt?n?z m??

Hay?r. Benim öyle param olmad? do?rusu. Bizim yapt???m?z tek yard?m, deprem felaketi sonras?yd?. Hürriyet’in o paray? ba???lamas?, bu sat??a ‘cihet-i askeriye’den onay almak’ gibiydi. Sabah’ta da öyle bir yay?n yapt?k.

-Bugün Ayd?n Do?an da, “Hürriyet benden çok devletin gazetesidir.” diyor…

Ama bunlar o zaman garip kar??lanm?yordu.

-Maxwell, Erol Simavi’nin Hürriyet için istedi?i miktar? teklif etmi?; ancak derin devletin son anda müdahalesiyle bu sat?? gerçekle?memi?ti. Sabah’? satsayd?n?z, benzer bir müdahaleyle kar??la??r m?yd?n?z?

Bir gece gelecek telefonla, beni gazete sat???ndan vazgeçirecek ili?kilerim olmad?. Onlar?n özerklik derecesini de bilmiyorum. Ama bir miktar pi?manl???m?z olmu?tu, rakam? duydu?umuzda, ‘niye talip olmad?k’ diye. Fiyat uygundu. Benim duydu?um, o tarihte yüzde 70’ine 70 milyon dolar denmi?ti. Yüzde 30, vakf?nd?. O zaman inan?lmaz kendimize güvenimiz vard?. Sabah’?n man?etlerine bak?n, “Herkesin toplam?ndan daha fazla sat?yoruz, daha fazla sataca??z.” iddiam?z vard?. Do?rusu öyle olmad?. Ayd?n Bey, ticari dehas?yla ve iki gazetenin sinerjisiyle (Hürriyet ve Milliyet) Sabah’? halt etti! ?ki gazete, bir araya geldi. Kendi da??t?m?n? de?i?tirdi, Sabah yaln?z kald?. Promosyon i?ini daha iyi becerdi. Bizi mali olarak geriletti.


Halk, ‘zaman?n ruhu’nu bas?ndan daha iyi anl?yor


-28 ?ubat döneminde ordu, neden en çok Çetin Altan’dan rahats?zd??

O s?rada Genelkurmay davetleri ba?lam??t?. Davetlerin birinde Çevik Bir ve Erol Özkasnak, gazete yazarlar?n?n listesini önüme koyarak, kabahatlerini s?ralad?! Çetin Altan komünist, Marksist… Elimden geldi?ince onlar? savundum.

-Ayn? Erol Özkasnak, Mehmet Altan’? da ‘Kaz?kl? Voyvoda’ya çevirme tehdidinde bulunmu?tu?

Onu, Zafer Mutlu’ya söylemi?.

-Yazarlar?n?z? savunmak için sahiden de yeterli çabay? gösterdiniz mi?

Göstermez olur muyum? Onun için ba??ma gelmedik kalmad?. Etibank’a el konulmas?n?n bile belki arkas?nda o var. O konu?malardan sonra ö?rendim ki yüksek rütbeli subaylara, "Bu yazar ?unu yazd?; ama asl?nda ?unu demek istiyor" gibi notlar verilirmi?. Pa?alara dönüp dedim ki, "Gazete böyle okunmaz. Keyifle okunur. Türk ordusunun belli rütbelerine eri?mi? askerleri, gazete okuyamaz m??" Bana fena hâlde sinirlendiler! Onlar bana çok uzun bir militarist nutuk çekti, ben de onlara uzun bir demokrat nutuk çektim. Kavga ç?kt?. Sonra Genelkurmay Ba?kan? Karaday?’yla yemek yedik, ortal?k biraz düzeldi.

-Kaç defa gittiniz Genelkurmay’a?

San?r?m iki defa. Benden rahats?z olduklar?n? ifade ettiler.

-Neden rahats?zlarm???

Rasyonel olarak bakt???n?zda, saçma sapan ?eylerden! Zaten, emekli pa?alar, televizyonlara falan ç?kmaya ba?lad?; millet de gördü. Öyle söyleyeyim.

-Size yönelik yapt?r?m talepleri oldu mu?

Hay?r, imalar? oldu.

-Kimler için?

"?unu çal??t?rma, çal??t?r dedi, ben de boyun e?dim." ifadeleri sadece bir mit, do?ru de?il. Ben oradan dönüp bir eylem plan? yapmad?m. Unuttum.

-Zafer Mutlu için de ayn?s?n? söyleyebilir misiniz?

(Uzun bir suskunluk...)

-Özellikle and?ç meselesinde…

And?çta günah, rekabetindi. Ben o tarihte, teknemle Antil Adalar?’ndayd?m. Zafer de misafirimdi. Me?hur and?çta, Mehmet Ali Birand ve Cengiz Çandar hikâyesinde, bize, telefon edildi; "Ne yapal?m?" diye… "Görmeyin." dedik. Sonra bir telefon daha geldi. Çandar ve e?i aile dostum. Birand’?n bizde yaz?s? var; ama ba?ka yerde televizyon program? yap?yor. Fakat böyle bir ?eye inanmam?z mümkün olmad??? için Zafer’e "Biz kullanmayaca??z; ama Hürriyet kullanabilir. Ertu?rul’a (Özkök) telefon aç, girmesinler." dedim. Ertu?rul’u arad?, epey dil döktü.  Ertu?rul kullanmayacaklar?n? söyleyince, iç rahatl???yla yemek yedik. Arkas?ndan, Ertu?rul yine kullanmaya karar vermi?. Belki 20 defa konu?ma yapt?, Zafer, "Kullanmay?n." diye… Fakat zevkle kulland?lar! Ne yapal?m? Birkaç gün dinlendirelim dedik Cengiz’i. ??ine son falan vermedik. Ama o me?hur "Hainler" yaz?s?… O konuda kendimi ve Zafer’i kabahatli görmem. Kontrolü kaybetmi?tik. Orada direnecek gücümüz kalmam??t?. Çirkin oldu?umuz zamanlard?!

-28 ?ubat sürecine yönelik hep ‘ordu-medya’ ili?kisine dikkat çekilir; ama nedense ‘yarg?-medya’ ili?kisine pek dikkat çekilmiyor.

Yarg?y? en son sahneye sürdüler, dikkat ederseniz.

-Ne zaman?

2002, 2003 ve 2004’teki darbe planlar? ba?ar?s?z olunca, son hamle, yarg?y? ileriye sürmekti. Me?hur 367 karar?yla…

-Ondan önce? Mesela Tayyip Erdo?an‘?n tutuklanmas? ?

Vard?; ama merkez medyan?n ilgi alan?n?n biraz d???ndayd?.

-28 ?ubat sürecinde Türkiye’de ?slamofobi var m?yd??

?slamofobi, Türkiye’de her zaman vard?. 1950’de Demokrat Parti iktidar olduktan sonra, biliyorsunuz ilk Ticaniler olay?yla patlak verdi. Ticaniler, Atatürk heykeline yok çi?ini yapt?, yok ABD’li bilmem ne yapt?… Hep bu tip ?eyler, Türkiye’de yap?lageldi. Bas?n?n geneti?inde bu var. Büyük Türk ink?lab?n?n itici gücü olmak, bas?n?n ho?una gidiyor. Askerî ilgi, ho?una gidiyor. Genelkurmay ziyaretinde, önlerindeki topuk seslerini duymak, ho?una gidiyor.

-Sadece iç ok?anmas? m?? Bir pragmatizm de var m??

Pragmatizm de var, tabii. ??e bak?n ki özellikle 27 May?s’tan sonra, askerî-sivil vesayet öne ç?kt?ktan sonra, Türk bas?n? büyük maharetle, o ikilinin yan?nda yer almay? ba?ard?! Benim me?hur ‘troyka nazariyem’de üç ayak vard?r: asker-yarg?-bas?n. Bas?n aya?? ortadan kalk?nca, iki ayak da dü?tü. Vesayetin güvenilir medyas? olarak kalmay? sürdürseydi, zordu i?. Ama yine gidecekti. Onun gitmesinin sebebi AK Parti’den çok, ‘zaman?n ruhu’nun de?i?mesinden kaynaklan?yor. O de?i?im rüzgâr?n?n önünde durmak mümkün de?il art?k. Referandumda EVET, bu yüzden kazand?.

-Halk, zaman?n ruhunu sizlerden daha iyi mi anl?yor?

Tabii, tabii. Ben 10 senedir bas?n de?il de halk oldu?um için, ben de daha iyi anlad?m!

-Ne fark var?

Zaman?n ruhunu anlamamakta direnmek, bir yere kadar mümkün. O sacaya??nda bas?n olsayd?, direni? biraz daha güçlü olabilirdi; ama sonuç gene de?i?mezdi. Biraz daha mesafe kaybederdik!

-Medya patronuyken, ‘Ergenekon’ diye bir yap?lanma kula??n?za gelmi? miydi?

Hay?r, ‘Ergenekon’ diye bir yap?lanmay? hiç duymad?m. Ama asker içinde birtak?m k?p?rt?lar oldu?unu duyuyordum.

-Bugün yine bir gazete yapsan?z bunun "Ergenekon’un kar??s?nda duran, kapatma davalar?n?n kar??s?nda duran, demokrat bir gazete" olaca??n? söylediniz Ne?e Düzel’e…

Bir de ‘vicdanl?’ gazete dedim.

-Ama birçok yazar, sizi inand?r?c? bulmad?… Sizce bu inand?r?c?l?k problemi neden kaynaklan?yor?

Do?rudur. Psikolojik olarak bak?n. ?nsanlar?n ‘de?i?tim’ beyan?na inan?p inanmamalar? havada bir ?ey. Do?ru! AK Parti de, Millî Görü?çü bir gelenekten geliyor ve ‘de?i?tik’ diyor. Birileri, onlara inanm?yor. ‘Marksist solcuyduk, liberal demokrat olduk’ diyenlere, ‘dönek’ deniyor. Türkiye’nin kolay de?i?imi kald?rabilme gücü ?imdi daha fazla. De?i?im ?imdi sa?lan?yor; çünkü zaman do?ru bir zaman. CHP’yi ‘sosyal demokrat’ parti san?yordu, Avrupal?lar. Olmad???n? gördüler. Adam onun için Brüksel’e günah ç?kartmaya gitti. Böyle komik bir ülkede Dinç Efendi’nin bundan 10 sene önce yapt?klar?yla, ?imdi yapt?klar? aras?nda fark var; ama inand?r?c? de?ilse, herkes inanmamakta serbest!

-28 ?ubat süreci sizce bitti mi?

Bitti. Bana göre referandumdan sonra Türkiye, muhte?em bir Türkiye olacak. ?n?allah yan?lmam, Güneydo?u sorunu da geni? ölçüde, çözüme do?ru yol al?yor. Referandumda ‘evet’ ç?kmas?yla birlikte, in?allah tek tarafl? ate?kes süresiz hâle gelecek ve bu u?ursuz, alçakça sava? bitecek. Ba?ka bir Türkiye’ye do?ru yol alaca??z. Türkiye’de suç i?lenecek; ama en az?ndan bunu art?k devlet organize etmeyecek. Van Gölü’nün ortas?nda ayin yap?l?yor diye, Türkiye bölünmedi. Ama biz bu korkularla hep ya?ad?k. Heybeliada’daki Ruhban Okulu aç?lacak. Aleviler Sünnileri, Sünniler Alevileri dü?man olarak görmeyecek.


Param olursa, mutlaka Taraf’a destek olurum


-Sabah’? nas?l görüyorsunuz?

Her sabah dikkatle okuyorum. Güzel bir ?ey yapt?klar? zaman mutlu oluyorum. Be?enmedi?im bir ?ey yapt?klar?n? görünce k?z?yorum, sanki gazete hâlâ benimmi? gibi. Yani o konuda taraf?m. Sabah’?n tiraj? dü?tü?ünde içim ac?yor. Yükseldi?i zaman, seviniyorum.

-Ayd?n Do?an’?n Emin Çöla?an’? göndermeden evvel sizden fikir almas? da ilginç…

O çok matrak. Bodrum’daki oteline tavla oynamaya ça??rd?. Emin Çöla?an’dan ?ikâyetini söyledi. "Kov, gitsin." dedim. Benim söylememle kovmam??t?r; ama o kovma hikâyesi gerçekle?ti ve 50 bin tiraj kaybetti, yüzde 15’ini kaybetti okurlar?n?n… O zaman deh?ete dü?tüler ve daha ulusalc? bir çizgiye geçtiler. Müthi? bir okur tepkisi var. Ayn? tepki, Bekir Co?kun’u kovdu?u için san?r?m Habertürk’e olmayacak. Zira Habertürk’ün bir ‘kemik okur’u yok.

-Do?an Grubu’nda baz? gazetelerin sat?laca?? yönünde beklentiler de var.

Do?an Grubu, bildi?im kadar?yla, bütün gazeteleri sat?p içinde bulundu?u durumdan ç?kmaya çal??acak.

-Medyada nas?l bir yap? olu?ur?

Bana göre bir ?ey de?i?mez. Hürriyet almak için çok cazip. Ama onu al?rsan?z, belirli riskleri de alacaks?n?z. Bir kadroyu da alacaks?n?z. Onlar? tasfiye etmeye kalksan?z, okuru kar??n?zda bulacaks?n?z.

-Medya serüvenine yeniden ba?lamay? ister miydiniz?

Türkiye’nin ?imdi ya?ad??? bu muhte?em de?i?ime katk?m olsun isterdim.

-Bu y?l?n ba?lar?nda, kulislerde bir i? adam?yla birlikte yeni bir gazete ç?karaca??n?z söylentisi yay?ld?.

Böyle bir ?ey olmad?. "Oldu" dersem, yalan söylerim. Ama bunu her dakika hayal ediyorum.

-Bu kadar y?l, en çarp?c? gerçeklerle ya?am?? bir ‘medya patronu’ hayallerle yetinebilir mi?

Ama bu ?artlarla ilgili bir ?ey. Bu, kolay bir i? de?il. TMSF’yle ilgili olan ili?kim, 3 senedir devam ediyor. 1,1 milyar dolar para yatt?, bir türlü i?i bitiremedim. Mali kayna?a kavu?mam laz?m. Mali kayna?a kavu?ursam, elbette gazete kurar?m. S?f?rdan… Ne ben ne o?lum gazetecilik d???nda bir i? yapabiliriz! Ama bu gazete, bir ba?ka tür olurdu. Haberin yukar? ç?kt???, kö?e yazar? bollu?u ya?amayan bir gazete…

-Çok be?endi?iniz Taraf zora dü?erse destek olur musunuz?

Param olursa, mutlaka. Ben hâlâ Taraf’?n benim anlad???m anlamda bir gazete oldu?u kanaatinde de?ilim. Bana göre bir misyon, bir havarilik. Ama gazete de?il. Eksi?i yok, fazlas? var. Gazete olsalar, ?imdiki i?levini yapamaz. O konuda de?i?melerini de istemem do?rusu!


http://aksiyon.com.tr/

DKM AR??V?N? GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'N?N 1998-2001 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

DKM'N?N 2001-2003 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

DKM'N?N 2003-2009 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

Untranslated Strings Designer

Hiçbiri