forkredit.com | Îôîğìëåíèå ó÷àñòêà | vivaspb.com | finntalk.com
Hata
  • XML Parsing Error at 1:456. Error 9: Invalid character
  • XML Parsing Error at 1:446. Error 9: Invalid character
Yazdır

Aktif .

yildirim_turkerOktay Ek?i'nin Hürriyet'ten ayr?lmas?n? de?erlendiren Radikal gazetesi yazar? Y?ld?r?m Türker, "Oktay Ek?i’nin çökü?ü, ‘analar?n? satanlar’ yumurtas?ndan çok önce ba?lam??t?." diye yazan Türker, Ek?i'nin gidi?ini mizahi bir dille ele alm??...

 

YILDIRIM TÜRKER'?N RAD?KAL'DEK? YAZISI

Ek?i küfür, ?a?? mizah

Hakaretin has?, incelik ister. Aristoteles bir söylevine, 'Dostlar?m! Hayatta dost yoktur' diye ba?lar. Oscar Wilde bu alan?n tart???lmaz padi?ah?d?r.

Oktay Ek?i’nin çökü?ü, ‘analar?n? satanlar’ yumurtas?ndan çok önce ba?lam??t?.

Sonuçta kimsenin, bu vedala?may? yaln?z Oktay Beyci?imizin son sözlerindeki celal ve kendi hududunun ötesine may?n dö?eme tarz?na ba?lad???n? sanmam. Cu?uhuru?a kap?lan cengâverlerin zaaf?d?r. Hep daha ileri, daha ileri derken kendilerini k?çüstü buluverirler.

Meseleyi bas?n özgürlü?ü ba?lam?nda tartmaya hiç niyetim yok. Demokrat olmakla peygamberli?e heves etmek aras?ndaki fark? biliyorum, çok ?ükür. Voltaire’in ünlü sözüyle yi?itlik taslayanlara da gülüp geçiyorum do?rusu. Üstat elbette fikirlerden söz ediyordu. Muhbir, vah?i devlet i?birlikçisi, oturdu?u yerden gözünü k?rpmadan insanlar? ölüme gönderebilen, linç ça?r?c?s?, ayr?mc? zevat?n haklar?n? demokrat olmak ad?na korumaktan de?il.

Ek?i beyin pek efendi, pek sayg?l?, pek ince biri oldu?unu dinleyip okuma f?rsat? bulmu? olduk böylece. Benim son gördü?ümde, kar??s?ndaki nefret etti?i Kürt yazar?n sözlerini küçümsedi?ini belirtmek için kirli bir s?r?t??la ekranda rol çal?yordu.
Geçelim.

Bu haza ?stanbul beyefendisinin, çok öfkelendi?i iktidar çevresine ‘analar?n? satanlar’ diye hayk?rmaktan kendini alamamas?n?n ard?ndaki gelenek, benim as?l ilgimi çeken. 

Küfür s?vam?z

Küfretmek rahatlat?r. Öfkeyle dolup ta?an, arad??? ?efkati kaba küfrün i?neli kollar?nda bulur. Ama kaba küfür, azg?n öfkeyi yat??t?rmaz, aksine zehrini güçlendirir. Çünkü ak?lla yo?rulmam??t?r. O ünlü refleksle ilintilidir. Ne kadar yarat?c? olursan?z olun kaba küfrün dili esasl? yeniliklere elvermez. Sonuçta imzal? üretiminiz de yüzlerce y?ld?r toplumsal hayat? payla?an insanlar?n birbirlerini k?sa yoldan incitmek üzere geli?tirmi? oldu?u kal?plar?n çe?itlemesinden ibarettir. Toplumsal bireyin en zay?f yan? cinsellik çevresinde dolan?r. Dolay?s?yla küfür, belden a?a??larda soluklan?r. Hemen her küfrün ard?ndan cinselli?in kirleten-a?a??layan-can yakan yorumu s?r?t?r.

Ülkemizin küfür kültürü oldukça derindir. Kimi sözcükleri bas?l? olarak görmemiz pek zorken, ayn? sözcükleri her an her yerde bir noktalama olarak kullanan vatanda?lar toplumumuzun ço?unlu?unu olu?turur. Bu toplumun erkeklerinin ço?u bir cümle içinde virgül yerine sinkaf kullanmay? ‘?errefli’ bir varolu?un ?art? san?r. ?errefli ya! Ödünsüz ve kimseye eyvallah? olmayan erkek, kodu mu oturtan, durmadan, namütenahi koyan, analar?-bac?lar? b?k?p usanmadan s?radan geçiren bir yi?ittir. Kendisi d???ndaki herkesin namusundan ku?ku duyan, kendinden daha güçlü bir küfürbaz kar??s?nda an?nda “Bokunu yiyim abi”ye geçiveren bir dü?ük?t k?sacas?. 

Hakaretin has?

Hakareti bir sanat mertebesine eri?tirmeye gücü yeten bir dil olamaz m?yd? Türkçe? “Serseri bir herifim, kevn-ü mekândan bana ne,/Ezeli derbederim, hükm-i zamandan bana ne,/Kendimi s..lemedim pir-ü cevandan bana ne,/Bir mümessel ölümüm kâr-ü ziyandan bana ne,/Kaniim hiçli?e âsâr-? cihandan bana ne?” diye yola ç?kan edepsizler ?ah? muhte?em Neyzen’in heccavl??? hakaretin kaba küfre yana?t??? sokaklardan ???ldar. ?air E?ref de hasm?n? unufak etmek istedi mi afiyetle ve kafiyeyle söver. Üç yüzy?l önce dilinin kurban? olmu?lu?uyla bilinen Nef’i de bu konuda ondan a?a?? kalmaz. Hiciv sanat?m?z, nedense hep kaba küfrü ?art ko?mu?tur.

Hakaret edebiyat?n?n tek tük çok parlak örne?i; göz kama?t?r?c? bir zekây? hakaretin ate?leyicisi olarak kullananlar elbette Türkçe’yi her anlamda zenginle?tirenler aras?ndan ç?km??. Ne var ki usturuplu bir gelenek olu?turmaktan geçtim topluma nüfuz edebildikleri bile söylenemez. Sokak aralar?ndan Meclis kulislerine, gazete polemiklerinden edebiyat sofralar?na kadar hep ayn? aceleci öfke, yar?m takunya çapaçulluk. Mafya babalar?n?n mahpushane yaz??malar? toplumumuzun bu konudaki ortalamas?n? gösteriyor.

Hakaretin has?, incelik ister. Aristoteles bir söylevine, “Dostlar?m! Hayatta dost yoktur” diye ba?lar.

Dünya edebiyat? ve siyaset tarihi unutulmaz hakaret örnekleriyle doludur. Oscar Wilde elbette bu alan?n tart???lmaz padi?ah?d?r. Hakaret menzili sonsuzdur. Hemen herkes pay?n? al?r. Di?er yazarlara savurdu?u hakaretler unutulmaz. “Henry James ?st?rap verici bir görev ifa edermi? gibi yaz?yor” der. Büyük ?air Alexander Pope için de sözünü sak?nmaz: “?iir sevmemenin iki yolu vard?r. Biri sevmemek, di?eri Pope okumak”. Dönemin bir di?er hakaret ustas? Bernard Shaw, ona kal?rsa, “Mükemmel bir adam. ?u dünyada bir tek dü?man? yok ve hiçbir dostu onu sevmiyor.” Wagner’in müzi?ini öyle bir över ki. “En sevdi?im müzik Wagner’inkidir. Öyle gürültülü ki insan ba??ndan sonuna kadar ba?kalar?na duyurmadan konu?abiliyor. Bu, büyük bir avantaj.” Dickens’?n ‘Antikac? Dükkân?’ roman? da Wilde’?n y?lan dilinden nasibini al?r: “Küçük Nell’in ölümünü gülmeden okuyabilmek için ta? yürekli olmak gerek.” “George Moore, grameri ke?fedene kadar p?r?l p?r?l bir ?ngilizceyle yazd?.”

?öhretinin doruklar?nda co?kuyla kabul gördü?ü Amerika, onun güzünü asla boyamaz. “Amerika’da hiç harabe ve antika olmad???n? söylemek saçmal???n daniskas?. Anneleri ve âdetleri var ya.” Niyagara ?elalesi’ni nas?l buldu?unu soran misafirperver Amerikal?lara cevab? haz?rd?r: “Sadece yanl?? yöne giden sonra da lüzumsuz kayalar?n üstünden bo?alan lüzumsuz miktarda su.” Devam?n? da getirir: “?elaleyi ilk gördü?ümde dü? k?r?kl???na u?rad?m. Her Amerikal? gelin oraya götürülüyor ve kar??la?t??? görüntü, Amerikan evlilik hayat?n?n en keskin olmasa da ilk dü? k?r?kl?klar?ndan biri olmal?.” Oscar Wilde, ?ngiliz toplumunun riyakârl???na kurban edilip bileklerinde kelepçeyle ya?mur alt?nda hapse sürüklenirken bile hicvin serin elinden tutmaktad?r. “Kraliçe Victoria mahkûmlar?na böyle muamele ediyorsa, hiçbirine lay?k de?il” der. 

Gerçe?in belden yukar?s?

Mizah duygusundan yoksun bir hayat tasviri, bo?ucu bir s?radanl?kla birlikte gerçekli?in asla kavranamayaca?? bir uzak aç?s?zl?k demektir. Hiciv, cesaret ve dü? gücü ister. Mizah? ancak aksanl? konu?up göz belerten komedyenlerin iti? kak???nda bulan, sevinçten ç?ld?rm?? bir maymun gibi sürekli anlams?z sesler ç?kararak yerlerde yuvarlanan yar??ma sunucusu bir ?ovmenden gözlerini ay?ramayan milletimiz yan?l?yor. O dilimize pelesenk olmu? önermenin hiçbir kar??l??? yok. Gerçekte Türk mizah? dünya çap?nda olmad??? gibi Türkler mizah tüketicisi olarak da be? para etmez. Birbirimizle ya da paranoyam?z?n gölgeleriyle kap??t???m?zda hakaretin ta??mas? gereken lo? mizah, küfrün güne? alt?nda kavrulmu? kaba sabal???na yenik dü?üyorsa Türkler olsa olsa k?y?c? bir mizah?n bizatihi nesnesi olabilir.

Al??kanl?klar?n?, zaaflar?n?, milliyetçi tak?nt?lar?n? h?rpalamayan hiçbir millet gerçekli?in belden yukar?s?na ula?amaz.

DKM AR??V?N? GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'N?N 1998-2001 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

DKM'N?N 2001-2003 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

DKM'N?N 2003-2009 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

Untranslated Strings Designer

Hiçbiri