forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

EJDER'İN PEŞİNDE...

Aktif .

fikri_takip_225DR. FİKRİ TAKİP 

Avni Özgürel, Radikal'deki dünkü yazısında isim vermeden 'Kod Adı Ejder' olan ünlü bir isimden bahsediyordu. Özgürel, birtakım ipuçları veriyor ve Ejder'in birçok olayda perde arkasında kaldığını belirtiyordu.

Fehmi Koru ise Zaman'daki Taha Kıvanç yazısının son cümlesinde; "Dün Radikal gazetesinde Avni Özgürel 'Ejder' adını verdiği birinden söz ediyordu. İlk karşılaştığımızda 'Ejder de kim?' diye sormayı düşünüyorum." diye yazmıştı...

Bizim işimiz arşiv...

Peki Özgürel'in yazdıkları ve Taha Kıvanç'ın daha da merak duyulmasını sağladığı Ejder'le ilgili arşivlerde neler var?

Saygı Öztürk, Meliha Okur, Taha Kıvanç, Sadettin Tantan ve Avni Özgürel...

Önce Avni Özgürel'in Radikal'in dünkü sayısında "Ejder yine kendini göstermeye başladı" başlığıyla yayınlanan yazısında verdiği ipuçlarına bakalım...

(...) Kod adı Ejder!.. Aslında siyasetle fazla ilgili olduğunu düşünmediğimiz, farklı konumda, farklı ilgileriyle tanıdığımız biri o. Siyaset sahnesinde siluetini yakın zamanda görmeye başladık... Görünmek istediğinden, bilinmekte sakınca görmediğinden değil. Siyasi haber ve yazılarda adının anılması, en son isteyeceği şeydi onun. Ama hem arkasına saklandığı güç katmanları yırtıldıkça yüzü seçilir oldu hem de varlığını göstermesi, kendisine inananların beklediği moral destek açısından kaçınılmaz hale geldi...

Yeni CHP’nin inşası ve anayasa referandumu sürecinde yüzünü örten şapkayı, simasını perdeleyen gözlüğünü çıkarmasıyla varlığı hissedilmeye başladı. Yarışı kazanamayacağını biliyordu Kılıçdaroğlu’nun ama apar topar sokulduğu yarışta yeteneklerini sınamak istedi onun. Medya desteğinde stabil/steril bir ortam oluşturdu onun için... Kamuoyunda düşüncesine, sözüne itibar edilen kim varsa elini/dilini tuttu.  Ahalinin evet’le hayır arasında kıl payı denge olduğuna inandırılmasının, sonucu nasıl etkileyeceğini görmek istiyordu. TOBB, TÜSİAD, Türk-İş, DİSK... Sustular!.. Tayyip Erdoğan’ın ‘Bitaraf olan bertaraf olur’ zorlamasına rağmen hiçbiri hizayı bozmadı. Hepsine sözünü geçirmişti Ejder!.. Ve seçmenin yüzde 42’si ‘Hayır’ dedi. Ona göre bu iyi neticeydi. Başa güreşecek kıvama geldiğini düşündüğü CHP’ye inancı giderek artıyordu... Genel seçimde Kılıçdaroğlu’nun yanında yer alacaktı!..

Seçim umudu tutmadı

Kim bu, diyorsunuz. Söyledim, tanıdığınız, iyi bildiğiniz biri o... Bilmediğiniz, siyasetle bu denli ilgili olduğu... Hani, 2001’de birileri hükümetteki varlığına ihtiyaç kalmadığını düşündükleri MHP’yi koalisyondan atıp DSP ve ANAP’ın yanına Tansu Çiller’i yerleştirerek hükümet etme planı yaparlarken cürmü meşhut halinde yakalanmışlardı. Kurguyu yapan kişi o... Yurtbank patronu Ali Balkaner’in mahkeme ifadesinde “Bizler 18 büyük aileyiz. Hepimizin bağlı olduğu bir başkanımız var. 18 büyük aile bir havuz oluşturduk. Tüm ekonomi bunların elinde toplanıyor. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nı manipüle eden kişi, bizim bağlı olduğumuz başkanımızdır. Tokyo Borsası’nda 800 milyon dolar kaybetti, bana mısın demedi” diye tarif ettiği kişi...

Seçim neticesi beklediği gibi olmadı Ejder’in... CHP yüzde 26’da kaldı. Oysa Kılıçdaroğlu’nun yüzde 30’u aşacağını ummuştu o. Tablo beklediği gibi çıksa asker bürokrasinin sesini yükseltmek için cesaret kazanacağını, Silivri’de rahatlama olacağını, AK Parti, özellikle Tayyip Erdoğan için tehlike çanları çalmaya başlayacağını hesaplamıştı. Olmadı!..

Bu durumda yıldı, gözü korktu, pes etti mi derseniz, elbette hayır!.. Çılgın proje yapmak sadece siyasetçilere mahsus ayrıcalık değil. Ayının kırk hikâyesi var, kırkı da armut üstüne!.. (http://www.radikal.com.tr)

Özgürel, Yurtbank operasyonunda sorgulanan Ali Balkener'in söylediği ve o dönemde Uzanlar'ın yönetiminde olan Star Gazetesi'nde Saygı Öztürk imzasıyla 16 Ocak 2001 tarihinde yayınlanan şu sözlerinin muhatabının 'Ejder' olduğuna dikkat çekmiş...

“Bizler 18 büyük aileyiz. Hepimizin bağlı olduğu bir başkanımız var. 18 büyük aile bir havuz oluşturduk. Tüm ekonomi bunların elinde toplanıyor. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nı manipüle eden kişi, bizim bağlı olduğumuz başkanımızdır. Tokyo Borsası’nda 800 milyon dolar kaybetti, bana mısın demedi”

Yani Ejder'e giden yol 'Tokyo Borsası'nda 800 milyon dolar batıran' kişiden geçiyor...

Bu noktada 10 yıl öncesine gidip, Meliha Okur'un Milliyet Gazetesi'ndeki köşesinde yazdıklarına bakalım...

"Burası Türkiye, Yok öyle..."

Türkiye'nin "118" yıllık kulübü neresi, hiç merak ettiniz mi? Hemen söyleyelim: Büyük Kulüp... 6 bini aşkın üyesi var.

Ve yönetim kurulu başkanı da Duran Akbulut... Kendisi 5 yıldan bu yana bu kulübün başkanı. Aynı zamanda Cankurtaran Holding'in sahibi Emin Cankurtaran'ın iş ortağı. Biz, bugün Akbulut'u değil. Yurtbank'ın eski sahibi Ali Balkaner'i anlatmak istiyoruz. Çünkü Ali Balkaner, Büyük Kulüp üyesi. Aynı zamanda da Duran Akbulut'la Derby, Tekmar ve Ada İnşaat'ta iş ortağı. Elbette parası olanların üye oldukları dernekler, kulüpler bizi ilgilendirmiyor. Ama Büyük Kulüp'ün 3 bin işadamı, geri kalanı yüksek bürokrat, yargı mensubu ve askerlerden oluşan üye sayısını da bilginize sunuyoruz.

Derdimiz belli:
Balkaner, "Biz 18 kişilik büyük bir aileyiz" demiş ya onun için yola düştük. Balkaner'in ifadelerinden yansıyan "18 kişilik" büyük aileyi bilmiyoruz ama bildiğimiz iş ilişkilerini aktaralım diyoruz.

Örneğin, Berç Büyüksakayan? Balkaner'in iş ortağı, yakın arkadaşı. Tabii ki Derby'den söz ediyoruz. Büyüksakayan, Balkaner'in Derby'e ortak olmasında büyük rol oynamıştı. Ne diyordu Derby reklamında oynayan Ali Desidero:
"Burası Türkiye, yok öyle..."

İşte bu yüzden bizim de arayışımız sürecek. Ya Nahman Rober Susar, Vedat Moreno... Moreno, Balkaner'in yalısını aldı. Yazdık, çizdik, ses soluk çıkmadı. Acaba Balkaner ile iş ortaklıkları hangi boyutta? Tabii ki Susar ve Moreno ailesi ithalatçı, tekstilci, sanayici, elektronikçi ve en önemlisi yurtdışında Fransa ve İsviçre'de büyük güç sahibi. Vedat Moreno'nun kardeşi İsak ve Zeki Moreno işleri yürütüyor.

Otomobil koleksiyoncusu

Zeki Moreno, İsviçre Zürih'te paranın mabedinde oturuyor. Fransa'da elektronik işiyle uğraşan Susar ailesi ile Balkaner'in pek çok şirketteki ortaklıkları ticaret sicilinde devam ediyor. Rober Susar'ın oğlu Ceri Susar'ın, bir zamanlar Mete Has'ın damadı olduğunu da hatırlatalım.

Ya Cavit Çağlar, Şükrü Karahasanoğlu, Aydoğan Semizer, onlarla olan samimiyet... Hemen hatırlatalım, Şükrü Karahasanoğlu'dan hala haber yok....

Tekmar'da yani Mermer işinde ortak olduğu Yetkin ve Atik Berberoğlu...
Kardeşi Uğur Balkaner, otomobil sevdalısı... Tam 28 araba sahibi. Üstelik 15, bilemediniz 16 kişide olan "Roll's Royce" marka otomobili var. Otomobil koleksiyonunu saymaya gerek yok.

Derin dostluklar

Bir de borsada manipülasyon yaptıkları gerekçesiyle birlikte hakkında suç duyurusunda bulunulan Cıngıllı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Halit Cıngıllıoğlu var görüntüde... Ve Çırağan Oteli'ndeki o ünlü rulet masasında fabrikalarını kaybedenler... Ya o masada olduğu yazılıp çizilen bir zamanların ünlü borsacısı Dündar Altay...
Elbette Balkaner'in çıkış yaptığı yıllar çok önemli. Çünkü kendisinin önce Adalet Partili, sonra da koyu bir DYP'li olduğunu bilmeyen yok ki...

Bir de futbola olan tutkunluğu. Rahmetli Mehmet Üstünkaya ile olan dostluğu. Yabana atılır mı? Ancak yakın dostları diyor ki: "Ali Şener'i çok severdi. Derdimiz kimseyi yargılamak değil. (http://www.milliyet.com.tr)

Taha Kıvanç'ın 30 Aralık 2004 tarihli Yeni Şafak'taki yazısında, Tokyo Borsası'nda 800 milyon dolar batıran kişiye yine rastlıyoruz...

(...) Ali Balkaner, savcılığa verdiği ayrıntılı ifadesinde, Türkiye'deki sanayi ve ticaret hayatını, borsa ve piyasaları 18 üyesi bulunan bir kurulun yönlendirdiğinden söz ediyor. O, "Herbirinin başında bir başkan bulunan 18 aile" diyordu bu yapı için; kendisinin içinde yer aldığı 'aile'nin esas ilgi alanı borsa imiş... "Borsayı bizim başkan manipüle eder" demiş Ali Balkaner savcıya ve övünerek eklemiş: "Bir keresinde Tokyo borsasında 800 milyon dolar kaybetti bizim başkan, bana mısın demedi..."

İfadeyle ilgili bilgiler 16 Ocak 2001 tarihinde Star gazetesinde Saygı Öztürk'ün sütununda yer aldı. Star'da, yine aynı sütunda, yine o günlerde, "Ali Balkaner'in maaşa bağladığı gazeteciler listesi" de yayımlanmıştı... O sırada Star ile Hürriyet arasında müthiş bir kavga vardı; Balkaner ve Yurtbank ile ilgili çok değerli bilgileri kamuoyu ile paylaşan Saygı Öztürk şimdi Gözcü gazetesinde. Belki, Ali Balkaner'in üyesi olduğu ailenin, medya ile ilişkili olduğu o günlerde bolca yazılmış başkanının kimliğini de yine o bizlere açıklayıverir...
(http://www.yenisafak.com.tr)

Ali Balkaner'in Yurtbank'ına el konduğunda İçişleri Bakanı olan Sadettin Tantan'ın 31 Ocak 2005'te o dönemde Aksiyon Dergisi'nde çalışan Mehmet Baransu'ya söyledikleri dikkat çekici...

(...) Mehmet Baransu: Ali Balkaner tutuklanınca 18 kişilik bir aileden söz etti.

Sadettin Tantan: Balkaner’in borsa ve para hareketleri, sermaye hareketleri iyi araştırılırsa, her şey ortaya çıkar. 18 kişilik aile de ortaya çıkar, ne yaptıkları da, başka şeyler de. Biz müfettişlerle bunu yapmaya çalıştık ama başaramadık. Bunun önünü açamadık. Birileri tarafından bu sermaye hareketliliğini ortaya çıkartmamız engellendi. O zamanki hükümet nezdinde bu engellendi. Borsadaki sermaye hareketliliğini araştırabilseydik, ortaya çok şey çıkacaktı. Kim kimin hissesini almış, kim kimin adına ne manipülasyon yapmış, bunların hepsi ortayı çıkardı. Ali Balkener’in, 800 milyon dolar kaybettiğini söylediği işadamı da, kimin manipülasyonla ne kazandığı da ortaya çıkar. Bunun üzerine gitmek gerekiyor. Yalnız Ali Balkaner mi suçlu? Halk Bankası’ndan, kendi bankasından kullandığı paralar, kaçırılan paralar. Bunlara göz yuman siyasetçilerin de yargılanması gerekir.

Mehmet Baransu: Yurtdışından alınan hazine garantili kredilerin üzerine gitmeniz de engellendi.

Sadettin Tantan: Evet böyle bir engelleme de oldu. Özel korumaların ve kamu kurumlarının kullandığı hazine garantili kredileri de inceleyemedik. Belediyelerin kullandığı krediler... Bunların incelenmesine de izin verilseydi çok şey çıkacaktı altından. Biz bu ekibi kurduk ama çalışamadık, çalıştırmadılar. Kim ne kadar komisyon aldı, kimler aracı oldu bunlar hiç bilinmiyor. O alınan krediler nasıl ve nerelerde kullanıldı? Ne kadarı amacı için kullanıldı? Kimler bu paraları paylaştı? Bunlar yurtdışından alınan krediler mi yoksa buradan yurtdışına kaçırılan paraların geri dönüşümü mü? Çalınan paralar tekrar kredi olarak mı geldi? Bunlar hiç araştırılmadı. Biz araştıracaktık ama başlamadan ekibin işine son verildi. Bu kararların araştırılması ve derinleştirilmesi gerekiyor. Bu insanlar bu paraları, bankaları tek başına boşaltmadılar. Bu bankaların kurumsal hataları da var. O günkü siyasetçiler, bürokratlar kimlerdi, niye bunlara göz yumdular? (http://www.aksiyon.biz)

Ejder tartışmasıyla ilgili arşivlerden çıkanlar bunlar...

İlerleyen günlerde yeni bilgiler ve ipuçları çıkar mı?

Avni Özgürel Ejder'in kim olduğunu açıklar mı?

Benim düşüncem...

Ejder'in kim olduğunu yakında öğreneceğiz...

ftakip@gmail.com

DKM ARŞİVİ