Yazdır

ERTUĞRUL ÖZKÖK'ÜN KARDAK - POYRAZKÖY HATTI!

Aktif .


fikri_takipDR. FİKRİ TAKİP 

Ertuğrul Özkök, 1996'da yaşanan ve Türkiye ile Yunanistan'ı savaşın eşiğine kadar getiren 'Kardak Krizi'ni Poyrazköy davası vesilesiyle tekrar gündeme getirmiş. Bu konuya açması iyi oldu doğrusu. Arşivleri tarayınca gördük ki, Kardak Krizi'ni aslında Ertuğrul Özkök yönetimindeki Hürriyet çıkarmış...

Biliyorsunuz, İstanbul Poyrazköy'de bulunan mühimmatlarla ilgili 'Poyrazköy Davası' yargılamaları başladı. Yargılananlar arasında 1996'da yaşanan Kardak Operasyonu'na katılan üst rütbeli askerler de var...

Operasyona katılan emekli askerlerin mahkemede yaptıkları savunma bazı gazeteler tarafından büyütülerek verildi.

Ancak en 'duygusal' ve 'dokunaklı' yazı Ertuğrul Özkök'ten geldi... Tabi bunun önemli bir sebebi vardı...

Kardak Krizi'nin baş aktörlerinden, o zamanlar Hürriyet'i yöneten Ertuğrul Özkök,  'Kardak Krizi'nin aslında kendisinin ve gazetesinin bir operasyonu olduğunu hiçbir zaman gizlemedi...

Kardak operasyonunu yapan askeri birliğin yanında sadece Hürriyet ekibinin olduğunu hatırladığımızda, bu duygusallığın anlam kazandığını söyleyebiliriz...

Özkök'ün aktardığına göre, operasyonu yöneten Yarbay İz Metin, son konuşmayı kendisiyle yapmış...

Özkök o görüşmeyi şöyle anlatıyor:

30 Ocak 1996 gecesi İstanbul’da bir yerde yemekteydim. Cep telefonum çaldı. Arayan, Hürriyet’in o günkü Ege Bölgesi Temsilcisi Nedim Demirağ’dı.“Ertuğrul Bey, şu an Gümüşlük’teyiz. Türk SAT komandoları birazdan Kardak’a çıkarma yapmaya hazırlanıyor. Şimdi size komutanı veriyorum” dedi. Komutan Yarbay İz Metin’di. “Merhaba Ertuğrul Bey” dedi. Daha çok ben konuştum. “Bütün millet arkanızda. Sizinle gurur duyuyoruz. Askerimize güveniyoruz. Hayırlı olsun” dedim. “Çıkarmadan sonra sizi ararım” dedi ve telefonu kapattık. (16.07.2010 Hürriyet)

Şimdi gelelim Özkök'ün Poyrazköy davasında yargılananlarla ilgili yazdıklarına...

"Merak ediyorum, şu sözler, bu ülkede yaşayıp, ülkesini seven hangi insanın içini acıtmamıştır: “Ben dünyaya yeniden gelsem, yine asker olurdum, yine SAT olurdum. Ama bu ülkenin ordusunda değil.” Sözler, yargılanan emekli Binbaşı Levent Bektaş’ın. Kabile aydınlarını bir yana bırakırsanız, kimin içini sızlatmaz.Ya Kardak harekâtına katılan Albay Ali Türkşen’in şu sözleri: “Çıkarmada kullandığımız botun benzinini kendi kredi kartımızla aldık.” Bu sözler sizin de içinizi, hem de çok derinden sızlatmıyor mu?" (16.07.2010 Hürriyet)

Özkök, bu satırlarla yetinmemiş ve mahkeme bitmeden yargılananlarla ilgili hükmünü vermiş...

"Ve inanıyorum ki, bu cümleleri bir gün savunma değil, iddia makamında, hem de göğüslerini gere gere bir daha telaffuz edecekler. Yine inanıyorum ki, o gün iddia makamının arkasında koskoca bir Türk milleti, müdahil avukat olarak yer alacak."
(16.07.2010 Hürriyet)

Özkök yargılamaların Kardak'la ilgili olmadığını iyi biliyor olması gerekiyor... 

Peki neden Kardak'ı gündeme getiriyor?

Özkök yazısının sonunda, "Kardak konusunun ilginç hikâyesini okumak istiyorsanız, Hürriyet’in yayınladığı 'O Manşetler' kitabına bakabilirsiniz." diye yazmış...

Madem bakmamızı istiyor Özkök, kırmayalım...

'BU MANŞET AMACINI AŞTI' İTİRAFI

Hürriyet'in yayınladığı 'O Manşetler' isimli kitapta, Kardak Krizi'yle ilgili iki başlık yer alıyor. Birincisi Hürriyet İzmir Temsilcisi Nedim Karadağ'ın kaleminden aktarılan ve Hürriyet ekibinin operasyona nasıl katıldığı anlatılan "Kardak'ta Hürriyet Farkı" başlıklı bölüm...

İkincisi ise "Milliyet yanlış adaya inmiş Ertuğrul Bey" başlığını taşıyan ve Ertuğrul Özkök'ün kaleme aldığı Hürriyet'in Kardak Operasyonu'nu...

Hemen ikinci bölümün giriş cümlerisini aktarıyorum...

Hürriyet'in Kardak manşeti bütün dünyada çok konuşuldu. Bazıları Hürriyet'i iki ülke arasında savaş çıkarmaya çalışmakla suçladı. Oysa bu manşetin perde arkasında gazetecilik mesleğinde tebessümle karşılanacak bazı olaylar var. Tıpkı Kenan Doğulu'nun şarkısında dediği gibi, 'Bu manşet amacını aştı'

Giriş böyle olunca içinde daha ne tür eğlencelerin olduğunu tahmin ediyor olmalısınız...

Ertuğrul Özkök anlatıyor...

"Biz Hürriyet yazı işleri olarak Kardak olayını hiçbir zaman ciddiye almadık. Ama olay farklı yöne gitti. Yunan basını çok fazla ciddiye aldı. Sonunda iş, Türk Deniz komandolarının adaya çıkmasına kadar vardı. Biz o geceyi de fotoğfarladık. Çünkü deniz komandoları Gümüşlük Koyu'ndan zodyak botlara binerken yanlarında yine Hürriyet muhabirleri vardı. Hatta ben adaya doğru hareket etmesinden birkaç dakika önce zodyak bota binmeye hazırlanan özel birliğin oradaki komutanıyla cep telefonundan konuştum. Kendisine başarılar diledim. Aynı saatlerde Fatih Altaylı da Bodrum'a hareket etmişti.
....

Kardak olayının bugüne kadar bilinmeyen bir başka hikayesi daha var. İzmir Temsilcisi Nedim Karadağ, Kardak Olayı taklıya bağlandıktan birkaç gün sonra bana telefon etti... 'Ertuğrul Bey, Kardak'tan aldığımız Yunan Bayrağı bizde. Bunu ne yapalım?' dedi. Ben de 'Onu güzelce bir temizlet. İçi kadife olan bir kutuya koy, sonra Yunanistan'ın İzmir konsolosuna götürüp ver. Bizim Yunan bayrağıyla bir meselemiz yok.' dedim. Nedim konsolosluktan randevu alıp gitti. Geldiğinde ilginç bir şey söyledi. 'Konsolos bu mesele beni aşar. Ankara'da büyükelçiliğe sormam lazım' deyip bayrağı almayı reddetmiş.

... Yunanistan'ın İzmir konsolosluğu bu soruyu şeyle cevaplamış... 'Çünkü bayrağı alırsak yenildiğimizi kabul etmiş oluruz' Yunan Hükümeti herhalde olayı Hürriyet ile Yunanistan arasında bir savaş olarak görüyordu. Ve bu savaşta yenilgiyi kabul etmiyordu. Hürriyet muhabirinin Kardak'ta aldığı Yunan bayrağı hala İzmir Bürosu'nda duruyor. Onu Hürriyet'in müzesine koymayı düşünüyoruz..."

Ertuğrul Özkök'ün Poyrazköy Davası'nda yargılananlara verdiği desteği Kardak'ta aramak lazım...

Son sözümüzü söyleyelim.

Özkök'ün Kardak Operasyonu bitmedi, devam ediyor...

ftakip@gmail.com