forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

ONURUYLA OYNANAN GAZETECİ

Aktif .

ETİKETLER:Dilek Yaraş

dilek_yarasDİLEK YARAŞ 

Biz kim oluyoruz da internete düşen görüntüler üzerinden suçu kanıtlanmamış, kesinleşmemiş  bir insanın savcısı, hakimi rolü  üstlenip yargısız infaz yapıyoruz? Ayıp değil mi, günah değil mi?....

***

Tercüman gazetesi temsilcisinin başına gelenler beni çok derinden etkiledi. İsmini verip de medyanın işlediği bu büyük günaha bir de ben katkıda bulunmak istemiyorum.

Söz konusu gazeteci, bir alışveriş  merkezinde üç kuruşluk bir yüzüğü çalmakla suçlandı. Tezgah başında yüzüğe bakarkenki kamera kayıtları internetsitelerinde yayınlandı. Adeta yargısız infaz yapıldı.

Önce en basit soruyu soralım:

Kamuoyunun bir gazetecinin ‘’adi’’ hırsızlıkla suçlanmasından ne gibi bir menfaati vardır?

Hele ki bu suç kesin kanıtlarla sabitlenmemişse, daha doğrusu mahkeme kararıyla kesinleşmemişse…

Olay, bir yanlış anlamadan, hatta iftiradan ibaret olabilir. Hatta dalgınlıktan da ibaret olabilir…  Her şey olabilir.

Peki, biz kim oluyoruz da internete düşen görüntüler üzerinden suçu kanıtlanmamış, kesinleşmemiş bir insanın savcısı, hakimi rolü üstlenip yargısız infaz yapıyoruz?

Ayıp değil mi, günah değil mi?....

Dünyanın türlü türlü  hali var arkadaşlar. Hepimiz bir gün bir iftirayla ya da hiç  ummadığımız çok talihsiz durumlarla karşılaşabiliriz. Bu gibi durumlarda tek umudumuz gerçeğin açığa çıkması ve masum olduğumuzun kanıtlanması olur.

Bir düşünün, böyle bir durumda kalsanız ve suçsuz olduğunuzun anlaşılması için hukuktan medet umsanız ama sizin meslektaşlarınız sanki o suçu işlediğiniz kesinmiş  gibi haber yapsa, haysiyetinizle oynasa… Ne hissedersiniz?....

Velev ki yapmıştır bu hatayı  bu arkadaş ve suçu kanıtlanmıştır, üstüne hüküm de giymiştir…  O zaman yine en baştaki temel soruyu soralım:

Kamuoyunun bir gazetecinin ‘’adi’’ hırsızlıkla suçlanmasından ne gibi bir menfaatı vardır?

Bir insanın (ki bu durumdaki şahsın gazeteci olup olmaması hiç önemli değil aslında) başına gelebilecek en ağır durumlardan biri değil mi bu? Onur kırıcı, yaşam karartıcı. Şeref ve haysiyetle yaşamaya çalışan bir insanın hayatını ömür boyu karartacak bir durum…

O halde, günah değil midir bir insanın kimliğini bu kadar alenen ifşa edip, üstelik yargısız infazda bulunarak damgalamak…

Benim içim ezildi bu haber karşısında…  Çok üzüldüm...

Olayda adı geçen arkadaşa ‘’geçmiş olsun’’ demekten başka söz bulamıyorum. Ayrıca kendisinden özür diliyorum, merakıma yenilip hiç üzerime vazife olmadığı halde video kayıtlarına baktığım için. (Gamze Özçelik’in ve Ali Kırca’nın internete düşen kayıtlarına bakmamayı başarmıştım mesela)… O görüntülere bakacak ve yüzüğün bu arkadaş tarafından çalınıp çalınmadığına karar verecek olan ben değildim çünkü. Ben ne polisim, ne savcı, ne de hakim…

Ama madem iş bu noktaya gelmiş  şunu da söylemesem olmaz: Video görüntülerinde gazetecinin söz konusu suçu işlediğine dair hiçbir şey görmedim ben.

Bu görüntüleri medyaya her kim servis ettiyse yazıklar olsun. Ve bunları kullanarak bir insanın onuruyla oynayan medyaya da yazıklar olsun.

Unutmayalım ki bir insanı -hele ki suçsuz yere- yargıladığımız zaman Allah o yargı gömleğini bize de giydirmeden almaz canımızı.

dilekyaras@gmail.com

Not: Bu yazı gazeteciler.com'dan alınmıştır.

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN