Ana Sayfa

Dördüncü Kuvvet MEDYA- Özgür Gazeteciler Platformu

Dördüncü Kuvvet MEDYA- Özgür Gazeteciler Platformu

.


    Gündem
    Medyascope
    Medyajans
    MedYaram
    Röportaj/ Sohbet
    Medya Dosyası
    Yerel Medya
    Gazete Tirajları


    Medya Kitaplığı
    Araştırmalar/Tezler
    Media Studies
    Media Net Link
    Köşelerde Medya
    Meslek İlkeleri


    Tezcan'lık
    Karikatür
    MedyaRazzi
    Meslek İlkelleri


    Medya-Forum
    Eleştiriler-Öneriler
    Tartışma Platformu
    Tekzip-Açıklama


    TGC
    TGS
    ÇGD
    Basın Konseyi
    Örgütlerden


    Künye
    Reklam
    Ahmet Tezcan
    Ertuğrul Acar


Bir-Net



             AHMET TEZCAN
             DİLEK YARAŞ
             ESRA D. ARSAN
             FERZENDE KAYA
             FUAT UĞUR
             HASAN ÖZSAN
             KORAY DÜZGÖREN
             MURAT SEKMEN
             NECEF UĞURLU
             RAGIP DURAN
             ÜMİT OTAN
             YAVUZ BAYDAR
             ZAFER ÖZCAN

Dördüncü Kuvvet Medya, herkesin görüşlerini rahat bir şekilde ifade edebileceği bir tartışma ortamı oluşturdu. Burada görüşlerinizi aktarabilir, düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.

DKM FORUM SAYFALARI

    KEŞKE RAHATSIZLIK VERMESEYDİM

Yazdığım yazıyı dikkatli okuyanlar boşu boşuna kötü niyet arayacaklardır. Ümit Kıvanç da bunu iyi biliyor. Eleştirmesini bilenler, üstelik seferler alaycı, aşağılayıcı bir üslupla yapanlar, aynı tarzda eleştirilmeye de tahammül etmeyi öğrenmelidirler.

"Ben eleştiririm, hem de istediğim üslupta. En iyi alay etmeyi ben bilirim. Ama bana gelen her eleştiri çamur atmadır, hakarettir, derhal özür dilenmelidir..." diye aşırı tepkilerle hiçbir yere varılamayacağı bellidir.

Kıvanç yazıyı daha dikkatli ve sakince okuyabilseydi, orada medyakronik sitesinin eksiklik gibi görünen bir tarafının teşhir edildiğini, bunun da gayet meşru bir eleştiri olduğunu daha kolay anlayabilecekti.

"Hüsam Bey.." başlıklı yazının sitede yayınlandığının ben de farkındayım. Ama yetersiz buluyorum. Çünkü sadece olayın tek boyuta indirgenmiş halini yansıtıyor. Ben çok daha fazlasını bekliyorum. Çünkü medyakronik'in şimdiye kadar gördüğüm icraatı öyle atak ki, bana bu beklentiyi aşılıyor.

Ben bir hüsranı dile getiriyorum. Haklı bir hüsranı.

Açıkça ilan edeyim. Bu siteyi hazırlayanların dürüstlüğünden, namusundan hiçbir şüphem yoktur. Tersine kendilerine güveniyorum. Üstelik onlar için "cevvaldirler, külyutmazlar" derken alay etmiyorum, gerçekten de öyle bir tavırları olduğunu görmek mümkün. Kıvanç, belli ki hiç eleştiri kaldıramıyor ve bu ifadeleri farklı anlamlara sürüklemeye çabalıyor.

Peki, asıl konu nerede kalıyor? Kıvanç, Sabah hadisesinin şu anda Türkiye'deki medyanın ve siyasetin belki en önemli hadisesi olduğunu düşünmüyor mu? Ne düşünüyor? Şayet "evet en önemlisidir" diyorsa, neden her gün sitede konu yok? Nasıl bir önem değerlendirmesi yapılıyor merak ediyorum. Gerektiğinde köşe yazarlarının yazdıkları üzerine "hallaç pamuğu" analizler yapmayı bilen medyakronikçiler neden suskun kalıyorlar?

Suçlamıyorum, Kıvanç'ın iyice abarttığı gibi "komplolar" tasarlamıyorum. Sadece ve sadece bunun mantığını merak ediyorum. Merak etmeyecek miyim? Sorgulamak ayıp mı?

Kıvanç bizim politikacıların yaptığı gibi "en iyi savunma saldırıdır" sloganına sığınacağına bana bunları açıklayabilir. Ama sakin bir şekilde. Sabırla, anlayışla.

Kıvanç bir de beni muhalif ve kolektif inisiyatif oluşturulamayışının sebepleri arasında saymış. Peki ben alaycı da olsa bireysel eleştiri hakkımı kullanamayacak mıyım? Kıvanç kendinde bu hakkı görürken ben niye doğru bulmadığım şeyleri sorgulamayayım?

Kıvanç'ın "..muhalif ve kolektif inisiyatife engelsin" deyişine karşı ben de şunu söyleyeceğim: "Cevabınızda sergilenen mantık, mevcut düzene muhalif olanların, demokratikleşme için mücadele verdiklerini söyleyenlerin bir kısmının, demokrat olmak için en temel vasıflar olan tahammül, anlayış, esneklik, öteki'ni kavrama arzusundan ne kadar uzak olduğunu, hedef olarak gösterilen şeylere ne kadar büyük engel teşkil ettiğini göstermektedir."

Söz'den bu korku, söz'e bu öfke neden?

Hani ifade özgürlüğüne, eleştiri hakkına saygı?

Eleştiri hakkı ille de birilerinin tekelinde mi olmak zorunda? İnternetteki medya eleştiri siteleri eleştiriden muaf olacaktır diye bir kanun mu vardır?

"Sen bana ördek dedin.." diyen, gösterilen yere değil de işaret parmağına bakan birinin eleştiriyi sağlıklı bir muhakemeyle yaptığından şüphe duymak hoş değil.

Bir meseleyi sorgulayınca, pek eleştirdiğimiz milletvekili refleksiyle "benim manevi şahsiyetimi tahkir etme!" diye tepki vermek hiç, ama hiç yakışmıyor.

Kıvanç dilerse merak ettiğim sorulara, eleştirilere açıklama getirir. Israr etmek gibi bir niyetim yok. Öyle açıklama getirir ki "tamam gerçekten de haklısınız" dedirtir. Açıkça söyleyeyim onu da teslim etmesini bilirim.

Kıvanç konuyu kendisine hiç yakıştıramadığım bir yere getirip "4. Kuvvet Medya çamur atmalara alet olmasın" diye de yazmış. Özür dilenmesini de istiyor. "Benim kabul edemeyeceğim seviyede" demeye getiriyor. Pes doğrusu.

Seviyeli yazıyla seviyesiz yazı arasındaki farkı en az kendisi kadar iyi bilirim. Kendisine ait olan yazılar ne kadar seviyeliyse (ki gerçekten de öyledirler) benim yazdıklarım da o kadar seviyelidir.

Kışkırtıcıdır, evet. Sarkastiktir, kabul. Ama seviyelidir.

Hiç mecraları bu işe karıştırmayalım. İnternet özgürdür. 4. Kuvvet Medya da fikri hür vicdanı hür insanların yazdığı bir yer. Buradaki bazı yazarların yazdıklarına ben de kızıyorum, sinirleniyorum. Ama aklımdan Ahmet Tezcan'a "bunları sansürle, yazdırma, kötü üslupluları ayıkla" demek hiç geçmiyor. Yanlış mı yapıyorum?

Gerekirse alay da edeceğiz. Mizah işimizin parçası olacak, eğleneceğiz. Birbirimize güleceğiz. Birimiz devamlı gülüp öteki somurtursa iyi olmaz. Kendimize gülmesini de öğreneceğiz.

Şimdi şekli bırakalım da öze bakalım. Ben yine hakkım olduğu için soruyorum. Medyakronik Sabah hadisesisini yeterince işliyor mu? Yeterince işlendiği düşünülüyorsa neden? Eminim ki bunun bir açıklaması var. Ve ben açıklamanın peşindeyim. Onu talep ediyorum. Talebi karşılarsanız sevinirim. "Tenezzül etmiyoruz" derseniz, sizin bileceğiniz iş.

Sizden "çamur atma" dolayısıyla değil, "rahatsız verdiğim için" özür dilerim.

Bu da istemeyerek oldu inanın. Böyle bir tepki beklemiyordum.

Yanıtları bekler, takdirle izlediğim çalışmalarınızda başarılar dilerim.


E-Mail: muratsekmen@turk.net

Medyakronik'in açıklaması



11 Nisan 2001 Çarşamba