Ana Sayfa

Dördüncü Kuvvet MEDYA- Özgür Gazeteciler Platformu

Dördüncü Kuvvet MEDYA- Özgür Gazeteciler Platformu

.


    Gündem
    Medyascope
    Medyajans
    MedYaram
    Röportaj/ Sohbet
    Medya Dosyası
    Yerel Medya
    Gazete Tirajları


    Medya Kitaplığı
    Araştırmalar/Tezler
    Media Studies
    Media Net Link
    Köşelerde Medya
    Meslek İlkeleri


    Tezcan'lık
    Karikatür
    MedyaRazzi
    Meslek İlkelleri


    Medya-Forum
    Eleştiriler-Öneriler
    Tartışma Platformu
    Tekzip-Açıklama


    TGC
    TGS
    ÇGD
    Basın Konseyi
    Örgütlerden


    Künye
    Reklam
    Ahmet Tezcan
    Ertuğrul Acar


Bir-Net



             AHMET TEZCAN
             DİLEK YARAŞ
             ESRA D. ARSAN
             FERZENDE KAYA
             FUAT UĞUR
             HASAN ÖZSAN
             KORAY DÜZGÖREN
             MURAT SEKMEN
             MUSTAFA HOŞ
             NECEF UĞURLU
             RAGIP DURAN
             ÜMİT OTAN
             YAVUZ BAYDAR
             ZAFER ÖZCAN

Dördüncü Kuvvet Medya, herkesin görüşlerini rahat bir şekilde ifade edebileceği bir tartışma ortamı oluşturdu. Burada görüşlerinizi aktarabilir, düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.

DKM FORUM SAYFALARI

    İnternet TV den soğuttu

Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre internet kullanıcıları, kullanmayanlara göre haftada 4,5 saat daha az televizyon seyrediyor. Online alışverişlerde düşüşün sebebi olarak ise kullanıcıların kart bilgilerinin çalınmasından korkmaları.

Amerikalı internet kullanıcıları eğlenmekten çok bilgi edinmek için internete giriyor. Kaliforniya Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma kullanıcıların alışkanlıklarını ortaya koydu. Araştırmaya katılan iki binden fazla kişinin yüzde 91’i interneti en çok bilgi edinmek için kullandıklarını dile getirdi. Geçen sene bu oran yüzde 77 idi. Araştırma internet kullanımının televizyon karşısında geçirilen zamanı azalttığını da ortaya koydu. Buna göre internet kullanıcıları, kullanmayanlara göre haftada 4, 5 saat daha az televizyon seyrediyor. Araştırmaya göre bu sene online alışverişlerde düşüş yaşandı. Bunun en önemli nedeni ise kredi kartı sahtekarlıkları. Online alışveriş yapanların yüzde 98’i kart bilgilerinin çalınmasından korkuyor. Kullanıcı anketi internet en çok bilgi edinmek için kullanılıyor. (NTVMSNBC)

30 Kasım 2001 Cuma


    Star'daki emeklilerin falında yol görünüyor

Star grubundaki son dedikodu "içerden" geldi. İşte bize maille gelen son söylentiler:

"Star da son zamanlarda ilginç transfer gelişmeleri oluyor. Star Tv'ye Faruk Bayhan'ın gelmesi Tv de büyük değişikliklerin olacağı kesin. Bu değişikliğin Star Gazetesine yansıyacağı da kaçınılmaz.
Son günlerde gazete koridorlarında konuşulan ve ikinci elden de doğrulanan konu şu. Gazete yönetimi bu ay sonunda tenkisat yapacak. Ancak bu tenkisat biraz ilginç... Tenkisat özellikle emekli olmuş gazetecileri ve servislere faydalı olmayan gazetecileri kapsayacak. Müdür düzeyinde olan emekli gazetecilerin de bu tenkisattan etkileneceği kesin olarak dillendiriliyor.(İsimler şimdiden telafuz edilmeye başlandı bile) Genç ve başarılı gazetecilerin önemli birimler de etkili konuma getirileceği de konuşulanlar arasında.
Bu ilginç tenkisatın koordinatörlüğünü Genel Yayın Yönetmeni Fatih Çekirge 1. adamı Yazıişleri Müdürü Yılmaz Özdil'e verdi. Özdil'in de etkin yardımcıları Yücel Arı ve İskender Baydar... Görünen o ki emeklilere bu ay zor geçecek."

12 Kasım 2001 Pazartesi


    Ali Kırca Show TV'ye, Reha Muhtar Star'a

Uzan-Doğan kavgasına bulaşmak istemediği için ekran yasğı konulan Ali Kırca, pasif direnişini sürdürürken, televizyonlarda genel müdür seviyesindeki transferler, Kırca'nın Show Tv'ye geçeceği söylentilerini doğurdu. Güya, bir süre önce Show Tv haber merkezinde yaşanan işten çıkarmaların asıl amacı Reha Muhtar'ın istifa etmesini ve yerine Ali Kırca'nın alınmasını sağlamak imiş. Kurumda ekinibe toz kondurmayan Reha Muhtar'ın hayal kırıklığı yaratan sessizliği ise, bu oyunu sezmesinden kaynaklanıyormuş.

Faruk Bayhan'ın Star'a geçmesiyle boşalan Kanal D'nin genel müdürlüğüne Show Tv'den Murat Saygı'nın, onun yerine de ATV'den Fatih Edipoğlu'nun getirilmesi, "Reha bu sefer kesin gönderilir, Ali Kırca getirilir." laflarına yol açtı. İnternetteki medya haber sitesi Medyatava'da yayınlanan "Reha Muhtar, Fatih Terim gibi" başlıklı haber de, Reha Muhtar'ın Fatih Terim gibi "gidici" olduğuna işaret sayılıyor. Bu arada Kırca'nın savaş karşıtlığı yüzünden çaresiz kalan ve alternatif arayışlarına başlayan Uzan Grubu'nun, Reha Muhtar seçeneği üzerinde durduğu da söyleniyor.

12 Kasım 2001 Pazartesi


    Ufuk Güldemir NTV'ye neden taktı? Dedikodular muhtelif.

Kurduğu haber sitesini çalıntı haberlerle donatan ve bir de TV kanalı açan Ufuk Güldemir, fırsat buldukça NTV televizyonuna sataşıyor. Kulislerle biraz dedikodu dinledik ve gördük ki bu konuda medya uleması ihtilafa düşmüş. Neden olarak gösterilen üç ayrı dedikodu var:

a) Ufuk NTV'nin başına geçmek istiyordu, olmadı: Bu dedikoduyu ciddiye alanlar çok. Nuri Çolakoğlu'ndan sonra NTV'nin başına geçmek için kulis yaptıran Güldemir, istediği olmayınca küplere binmiş ve düşman listesindeki ikinci sıraya NTV'yi yazmış. Dedikoduculara "Listenin ilk sırasında kim var?" diye sorduk, gülerek "Siz onu daha iyi bilirsiniz." dediler.

b) Doğuş Grubundan reklam alamamış: Söylentilere göre, Güldemir'in kızgınlığı internet sitesi ve televizyonu için Doğuş Grubu'ndan reklam alamamasından kaynaklanıyormuş. Güldemir'in bir listesi de "Bize reklam verenler ve vermeyenler" başlığını taşıyormuş. Verenlere övgüler, vermeyenlere sövgüler düzülüyormuş.

c)Fox News yüzünden öfkeli: Medya ulemasının üçüncü rivayeti bu. Ufuk Güldemir; CNN'den sonra ABD'nin en güçlü haber kanalı Fox News'in Türkiye yayınlarını almak istemiş ama Doğuş Grubu daha atak davranıp anlaşmayı yapmış. Güldemir işte bu yüzden editörlerine her fırsatta NTV'ye saldırma talimatı vermiş.

12 Kasım 2001 Pazartesi


    Satış dedikoduları gene arttı.
    Milliyet'ten sonra BRT'de satışlara geldi

Medya dünyasındaki satış dedikoduları son günlerde Milliyet çevresinde dolanıp duruyordu. Mehmet Ali Yılmaz, Cem Uzan derken Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın kardeşi Turgut Yılmaz Milliyet'i satın almak için görüşmeye oturduğu söylenilen isimler arasındaydı. Ancak Uzan, Milliyet'in kendilerine teklif edildiğini, farat almadıklarını söyleyerek "Bedava verseler almam." dedi. Diğer söylentiler ise ne doğrulandı ne de yalanlandı.

Bu arada BRT Televizyonu da satış dedikodularının kapsama alanına giriverdi. Söylentilere göre BRT, Amerika'da benzin istasyonu sahibi olan bir Türk'e satılmış, fakat bu satış gizli tutuluyormuş, gerçek patronun ismi kağıt üzerinde bile görünmeyecekmiş. Sözkonusu Amerikalı Türk patron İstanbul'da çok büyük stüdyolar kurmak için de Anadolu yakasından arsa almış.

12 Kasım 2001 Pazartesi


    CNN TÜRK gelene gidene borç takmış

Doğan Grubu'nun yıldız televizyonu CNN TÜRK'le ilgili dedikodular ayyuka çıktı. Söylentilere göre bu televizyonun sağa sola borç takması yüzünden, İstanbul dışında göreve giden muhabirler kaldıkları otelde ikinci kez kalamıyormuş. Hatta araba kiralama şirketleri bile CNN TÜRK'e kapılarını kapatmışlar. Denilen o ki, "Nuri Çolakoğlu adeta bir enkaz devraldı, bu borçları nasıl temizlenecek bilmiyoruz.".

Bir dedikodu daha:

CNN-TÜRK, Kanal D ve ANS Production bir araya getirilecek, hepsinden sorumlu olarak en üst makama da Nuri Çolakoğlu atanacakmış. Çolakoğlu, Güneydoğu'daki Süper Vali gibi tam yetkilerle donanmış Süper Genel Müdür olacakmış. Faruk Bayhan'ın apar topar Star'a geçmesinin temel nedeni de bu operasyonmuş.

12 Kasım 2001 Pazartesi


    Robot gazeteci dönemi başlıyor

Amerika'da robot gazeteci devri başlıyor. New Scientist dergisinin haberine göre birkaç yıl sonra okuduğunuz haberler, kanlı canlı gazeteciler eliyle değil, robotlar tarafından hazırlanacak. İlim adamları haber toplayan, kelimeleri bir hikayeye çevirebilen bilgisayar programları sayesinde robotların yazı işleri müdürlerinin bile yerini alabileceğini söylüyor.

12 Kasım 2001 Pazartesi


    CNN de değişir!

CNN, Amerika'nın dünya çapında yayın yapan saygın haber kanalı... Özellikle Körfez Savaşı sırasındaki başarılı haberleri ve doğru yorumları ile dünyanın bir numaralı televizyon kanalı haline gelen CNN, piyasadaki rekabete dayanamayınca izleyicilerini ve reklam payını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Bu gelişmeler üzerine kanal yöneticileri, yeniden yapılanma için kolları sıvadı ve işe, yöneticilerini değiştirerek başladı. CNN'in başına, saygın haber dergisi Time'ın yayın yönetmenliğini yürüten, başarılı gazeteci Walter Isaacson getirildi.

En büyük rakibi Fox News, reytinglerde CNN'e büyük fark atmaya başladı. Amerikan seçimlerinde, daha sonuçlar belli olmadan 'kesin' diye verilen haberler de CNN'in gerileyişini hızlandırdı. Ancak yeni başkanı Isaacson'la birlikte CNN, eski prestijini kazanmak için atağa kalktı. Kanalın en önem verdiği 'Headline News'de (günün önemli haberlerinin başlıklarla verildiği program) hem stüdyo hem de yüzler yenilendi; renkli ve hareketli bir stüdyo hazırlandı, politik olayların yanı sıra eğlence, sağlık, bilim gibi konu başlıklarına da yer verilmesi kararı alındı.

SEKSİ ANCHORWOMANLAR

CNN'in yenilenme sürecine girmesindeki en önemli etkenlerden biri de reklam şirketleri. 2000 yılında kanalın izleyici kitlesi 64 yaş ortalamasına yükselince, reklamcılar özellikle 'Headline News'un yayın saatinde reklam vermek istemedi; daha genç kitleye hitap etmek istedi. Bunun üzerine görsellikte karar kılındı: Haberlerde ekranı kaplayan, bol renkli ve hareketli ilginç grafikler kullanılmasına, fonda çalınan müziklerin değişimine karar verildi.

Yeni formatlı yayınına bugün başlayan CNN'in en büyük bombası ise, ülkede izlenme rekorları kıran "NYPD Blue" adlı televizyon dizisinde dedektif rolündeki Andrea Thompson'ın haberleri sunması. 11 ay yerel bir TV'de staj gören Thompson, artık CNN'in 'anchorwoman'larından biri oldu.

HEDEF X JENERASYONU

'Headline News programı için düşünülen tüm bu değişikliklerin arkasında Hollywood dünyasının iki tanınmış ismi var: Tüm dünyada beğeniyle izlenen 'Simpson Ailesi' adlı çizgi filmi ve 'Buffy the Vampire Slayer' adlı TV dizisini hazırlayan Jamie Kellner ve Garth Ancier... İkili, 35-40 yaşları arasındaki 'X jenerasyonu'nu izleyicileri arasına çekmeyi hedefliyor. Yoğun bir yaşam temposu içinde uzun süren haberleri dinlemekten hoşlanmayan genç kesim için de artık kısa ve doyurucu bültenler hazırlanacak. Haberler sunulurken ekranın bir köşesinde borsa ve hava durumu bilgileri akacak.

Haberin Ayrıntıları Sabah'ta


    Julide Ateş'e New York'ta mütevazi düğün(!)

Julide Ateş - Emre İskeçeli TGRT Ana haberi sunan Julide Ateş'le Sabah Gazetesi editörlerinden Emre İskeçeli New York'ta yapılan bir düğünle evlendiler. Sabah Gazetesi düğün haberini şu cümlelerle verdi. "Gazetemizin editörlerinden Emre İskeçeli ile TGRT Ana Haber spikeri Jülide Ateş, New York'ta sade bir törenle evlendi. Emre ve Jülide, 1998'den beri gözlerden uzak yaşadıkları ilişkilerini, yine aynı şekilde mutlu sona ulaştırdı."

Peki Sabahçılara sormak lazım. Türkiye'de yapılan düğünler neden muhteşem oluyor da New York'ta yapılan düğünler sade oluyor. Dünyanın en pahalı şehirleri arasında yer alan New York'ta yapılan düğün olsa olsa muhteşem olur.


    HİKMET ÇETİNKAYA GİDECEKTİ
    NİYE GİDECEKTİ, NİYE KALDI

Sancılı günleri bitmek bilmeyen Cumhuriyet Gazetesi'nde Hikmet Çetinkaya'nın istifası söz konusuydu. Hatta bir de veda yazısı yazmış ve bu yazı internet sitelerinde haberleştirilmişti. Çetinkaya, gazetenin sermaye yapısındaki değişiklik nedeniyle değil, yönetici kadrosunda değişiklik yapılmasına karar verildiği için ayrılmak istemiş. Duyduklarımıza göre İlhan Selçuk, gazetenin künyesini tepeden tırnağa değiştirip Genel Yayın Yönetmenliği'ne Emre Kongar'ı getirmek istemiş. Çetinkaya da bunun üzerine söz konusu veda yazısını kaleme almış. Aslında o yazı gerçek anlamıyloa bir veda yazısı değil, İlhan Selçuk'a dolaylı mesaj niteliğindeymiş. Selçuk da bu mesajı net olarak algılayınca, künye değişikliğinden "şimdilik" vazgeçmiş, Hikmet Çetinkaya ise "şimdilik" kalmış.


    ATV'NİN İKİNCİ BAHAR'I
    DEVLETİ HOPLATTI!!!

Etibank'ın Mevduat Sigorta Fonu'na devredilmesinden sonra zihinlere takılan bir soru var: Etibank ve Sabah sponsorlu diziler ne olacak ? Mesela Fon, yani devlet 'Mahallenin Muhtarları'nın parasını ödemeye devam edecek mi ?

Bu arada 3 yılda, 30 bölüm , yani her yıl için ayda bir bölüm düşmeyen ve son aylarda , yokluk ve berbat diziler sayesinde , nihayet 3 yıl sonra seyircinin ilgisini çeken 'İkinci Bahar' dizisinin bütçesi, fondakilerin dudaklarını uçuklatmış dedikodusu medya camiasında bomba gibi patladı.Dizinin bütçesinin bölüm başı 200 bin dolar olduğu, 50 bin dolar Türkan Şoray, 50 bin dolar da Şener Şen'e verildiği, 100 bin doların da prodüksiyona harcandığı söylentiler arasında.

Bu durumda Türkan Şoray 1.5 milyon dolar, Şener Şen 1.5. milyon dolar almış oluyorlar bu durumda, toplam 30 bölüm için. Bu dünyada da bir rekor !. Eh, buna aynı reklamcı Yavuz Turgul'a bağlı çektikleri reklam filimlerini de ekleyin.

Bakalım ne kadar vergi verecekler ? Fatih Altaylı bu işin de takipçisi olacak mı? Hele, hele, okuma yazma öğrenmesi için hizmetçisine çamaşır makinası alan İyilik Meleği Türkan Şoray, (Demek ki zavallı kıza daha önce koskoca Türkan Şoray elle çamaşır, bulaşık yıkatıyormuş ) bu sene millete ne vergi ödedi acaba?

Neyse, hiç değilse içimiz rahat... Devlet sormasa bile Fatih Altaylı mutlaka soracaktır eminiz.


    KARAGÖZ'ÜN DÜĞÜN DAVETİ
    SAVARONA'DAN CANLI DEDİKODULAR

Medyarazziler Geliyor

Reklamcı Ali Nur Velidedeoğlu'nun Savarona Yacht'ında verdiği görkemli ikinci düğün eğlentisi dillerde. Düğünün başarılı organizasyonunu kendileri de davetliler arasında olan VİP Turizm'in sahipleri, Pirinçcioğlı çifti yapmış.

Eğlence sektöründekilerin işi zor olmalı, Rana Pirinçcioğlu'nu geçtiğimiz hafta öldürülen babasının katilinin de affını kapsayacak, af tasarısına, gözleri yaşlı karşı gelirken seyrettik. Bu haberden iki gün sonra görevleri icabı bir eğlence tertiplemek ve bu eğlencede konuk olarak da bulunmak çok acı olmalı. Oyuncular, özellikle Tiyatrocular için de bu durum geçerlidir diyenler çıkabilir, ancak onlar sadece oyunlarını oynarlar, oynadıkları oyunun izleyicisi, konuğu olmazlar.

Neyse, bu görkemli davette bütün sosyete buluşmuş. Hakan Uzan otururken eşi Yeşim salkım pistte Celal Çapa, İnci ve Erol Aksoy, Selma Bezmen ile dans ediyormuş. Selma Hanım'ın keyfini Uğur Dündar bile bozamadı anlaşılan.

Düğün Pastasının üzerinde 'I Love You' yazıyormuş. Gelin yabancı, 'seni seviyorum' yazsa, anlamaz ki, bu yüzden yerli damat böyle yazdırmış olabilir.

Akın Öngör'de eşi ile davette, o da keyfi yerinde bankacılardan. İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince düğünde yok, ama o da 'Safran' da eğleniyormuş. Onun da keyfi yerinde, ama kredi kartı sahiplerinden otomatik olarak kesilen 10 milyonlar, pek çok kişinin canını sıkmışa benziyor, e-mail zinciri kurulmuş durumda, İnşaallah keyfi bozulmaz.

Ali Koç ve Tansa Mermerci sadece selamlaşıp , öpüşmüşler, umuma açık yerde başka ne yapılabilir ki, bu birbirinden önemli haberleri veren HaberTürk ne umuyordu pek anlayamadık.

Sedat Aloğlu, Osman Merzeci, Ali Karacan pistte çılgın gibi dans etmişler. Ali Karacan duyduğumuza göre yeni ortaklıklara girmiş, onunda keyfi yerinde Herhalde. Ancak ortağının huzuru yerinde değil gibi. Hatta yeni ortağı yüzünden Ali Bey merkezinden epey dosyayı başka yere taşımış !

Derken İlkay ve Rauf Tamer de düğünde değil miymiş ! Herkesin Geçmiş olsunlarını kabul etmişler. Selma Bezmen de geçmiş olsun demiş mi onu yazmamışlar. Mehmet ve Canan Barlas çiftinin düğünde olması gerçekten ilginç, Yeni şafak yazarı Barlas sosyete'ye geri mi dönüyor ? Belki Sabah'a da geri döner ve yerinden oynayan taşlar eski yerini bulur !

Jefi kamhi ve eşi de düğündeymiş. Özellikle eşinin 'laik'liği dillere destan bu eski parlamenterimize ve eşine belki atatürk'ün ruhu görünmüş ve ne yaptıklarını sormuştur Savaronasında . Canan ve Güneri Civaoğlu, Ayşe Can Ataklı da varlıkları ile şeref vermişler düğüne.... Onlarında keyifleri yerinde herhalde. Can Bey Kanal 6 öğle haberlerinde batan memleketin batmayan gemisinden izlenimlerini anlatırsa çok memnun oluruz.

Geçtiğimiz yıl halktan toplanan vergi, 25 bin kişiye dağıtılmış , bütün ekonomistler sözbirliği etmişcesine söylüyorlar, Savarona'da bu 25.000 kişinin kaç yüzü vardı acaba ? Habertürk, Avrupa'nın en fazla ziyaret edilen haber portalı, diyor ki bu davet çok konuşulacak, çok yazılacak, çok kıskanılacak !

Sayenizde evet. Çok da doğru bir iş yapılmış, Ufuk Bey sayesinde bu utanç verici tabloyu görme imkanına sahip olduk.

Neresi kıskanılacak onu pek anlamadık.

Ali Nur Velidedeoğlu ikinci düğünü, yatlardaki şölenleri ile Reklam Abisi Nail Keçili'nin boşluğunu dolduracak gibi,eh , bu kafayla rahmetli dedesi Hıfzı Veldet Velidedeoğlu'nun yerini dolduracak hali yok ! Habertürk hem nalına hem mıhına gitmiş haberinde, reklam toplama peşindeler galiba ! Ama ne olursa olsun memleket kan ağlarken vur patlasın çal oynasın kimler eğleniyor bize anlatmış, tebrike şayan bir durum.

Hapishanelerin durumu ortada, Dört banka bir olup, bir başka bankayı batırdı, Batan banka, devlete güvenmiş, istikrar tedbirlerini desteklemek için devlet tahvili almıştı ! Merkez bankasının başı Gazi Erçel, NTV'de Demirbank'ın 'fazla risk aldığını' söyledi ..Ne riski ? T.C. Hazinesine güvenmesinin bedelini ödedi ! Acaba hangi ülkenin hazinesine güvenip ne almalıydı, zahmet olmazsa Gazi Bey onu da anlatsaydı ! Hazinenin başı böyle konuşursa, 4 banka ülkenin ekonomisini yönlendirirse Bir gemi dolusu insan delirip, vur patlasın çal oynasın oynuyorsa, gene şükretmek lazım


    FLAŞ! FLAŞ! FLAŞ! EN SON HABERTÜRK DEDİKODULARI BİZDE!!!

Ufuk GüldemirHabertürk sitesiyle ilgili sürekli fısıltılar geliyor. Habertürk'te ikide bir Katar Büyükelçiliği ile ilgili olumlu haber çıkmasının nedeni Ufuk Güldemir'in ortağı Serfiraz hanım imiş. Habertürk'ün reklam işlerine de bakan Serfiraz hanım, meğer Katar Büyükelçisi'nin eşiymiş. Ankara'nın hem iç hem dış politikasını avcunun içi gibi bilen Serfiraz hanım Güldemir'in en önemli haber kaynağıymış.

Bu arada sık sık "Yaşasın Özgür Medya" sloganları atılan Habertürk'e, Aydın Doğan'ın alıcı çıktığı haberleri çıkmıştı hatırlayacaksınız. Bize ilk gelen fısıltıda Aydın Doğan'ın 10 milyon dolar teklif ettiği belirtiliyordu. Bu doğru değilmiş. Aydın Doğan 2 milyon dolar teklif etmiş, Ufuk Güldemir ise 5 milyon dolar istemiş. Yani özgürlüğün bedelinin 5 milyon dolar olduğunu belirtmiş ve fiyatını koymuş. Bazı gazeteci arkadaşlar "Ufuk 5 milyon doları alırsa kendisini çok daha özgür hissedecektir" diyorlar. Ama biz bunlara inanmıyoruz. Bizim bildiğimiz Ufuk Güldemir özgürlüğünü değil 5 milyon dolara 5 milyar dolara da değişmez.

Bir dedikodu da Habertürk'ün sık sık açıklanan hit rakamlarıyla ilgili. Güldemir'in Resmi Sayaç ilan ettiği The Counter Com, aslında evinde kişisel sayfalar hazırlayan amatörlerin bedava kullandığı bir sayaçmış. Üstelik bu sayaç ilk üye kaydı yapılırkez "Sayaçınızı kaçtan başlatmak istersiniz?" diye soruyor, iyi mi?. İsterseniz sayaçı 1 milyondan isterseniz 10 milyondan başlatabilirsiniz. Profesyoneller ise parayla satılan sayaç ve analiz programları kullanıyorlar ama tabii ki onlar parayla satılıyor.

Yaaa işte böyle!


    DİKKAT! NABİ HOCA KALEMİNİZİ YÜRÜTEBİLİR

Medyakronik sitesinde uzun aralıklarla yazılar yazan Bilgi Üniversitesi İletişim Felsefesi öğretin üyesi Nabi Avcı'nın kelimenin tam anlamıyla bir "kalemman" olduğunu biliyor musunuz? Evet... Hem de ileri derecede kalem bağımlısı olan Nabi Hoca, binlerce kalemlik bir koleksiyona sahip olduğu gibi, yıllardır kullandığı kurşun kalemlerin yongalarını Siddharta'nın ceset külü gibi saklıyormuş. Aynı zamanda muhteşem unutkanlığıyla nam salan Nabi Avcı,yakın dostlarına "Nerde iyi bir kalem görsem çalmamak için kendimi zor tutuyorum." diyormuş. Bizden söylemesi. Olur a, Nabi Hoca'nın yanında kalem çıkarmak gafletinde bulunursanız, dikkatli olun.