Dördüncü Kuvvet Medya
      · GİRİŞ SAYFASI YAPIN   · SIK KULLANILANLARA EKLEYİN
PAYLAŞILAMAYAN COĞRAFYAYA GÜLEN YÜZ
09.04.2009
Bookmark and Share
ÜNAL BOLAT

Ankara ve İstanbul’dan bir Obama geldi geçti. Medyaya baktığımızda anladık ki sırtımızı gayet güzel sıvazlayıp geçti. Liderlerimizin liderliğine hayran kaldı. Tarihi eserlerimize muhteşem dedi. Öğrencilerimizle sohbetten keyif aldı. Kediyi sevdi. Bizi övdü…

Ama ABD’nin isteklerine bakılırsa, hepsi dün ne ise bugün de aynısı gibi duruyordu.

Hatta gibisi bile fazlaydı.

***

Bush döneminde başlatılan “Yenidünya düzeni” aynen devam ediyordu.

Sadece ABD üslup değiştirmek ihtiyacı duymuştu.

Bush döneminde bölgeye yaklaşımı “Ya benden yana olursun ya da karşımda!” şeklinde oldu.

Bu yaklaşım ABD’ye 3 trilyon dolara mal oldu. ABD hem kendi ekonomik krize girdi. Hem dünyayı krize sürükledi.

Üstelik de bölgede istediği sonucu elde edemedi.

ABD şimdi bir başka formül deniyor. Hırçın yüzü bırakıp gülen yüzle yaklaşmak.

Obama da ABD’nin gülen yüzüdür. Sloganı da değişime uygundur: “Barışı birlikte yakalama!”

ABD’nin hayalini kurduğu barış BOP’tur.

Bundan da zerre vazgeçme şansı yoktur.

Bakınız, “düşüncesi” demiyoruz, şansı diyoruz. Yani ABD, BOP’u kendi arzusuna göre gerçekleştirmeye mahkûmdur.

Büyük Orta Doğu Projesi esasında Çin’den Cebelitarık’a kadar uzanan çok geniş bir coğrafyayı kapsamaktadır.

Ortadoğu kavramının Arap Birliği üyesi 22 ülkeyi, Arap olmayan 5 bölge ülkesini, dolaylı olarak da 5 Orta Asya ülkesini ve 3 Transkafkasya ülkesini içine alan ve 600 milyonluk dev bir nüfusu barındıran yenidünya düzeninin kurulacağı alanı ilgilendirmektedir.

***

ABD Irak’tan asker çekeceğini söylerken Afganistan’a asker göndermeyi istemektedir.

Çünkü bu coğrafya henüz süper güçler tarafından paylaşılamayan bir coğrafyadır.

ABD’li ünlü strateji uzmanı Zbigniew Brzezinski “Büyük Satranç Tahtası” isimli kitabında Orta Asya cumhuriyetlerinin jeopolitik görünümünü şöyle değerlendirmiştir:

“1991 sonlarında dünyanın en büyük devletinin dağılması, Avrasya’nın tam ortasında bir “kara delik” oluşturmuştur. Sanki jeopolitiklerin “kalp bölgesi” küresel haritadan aniden sökülüp alınmıştı.”

En önemlisi de bu bölgenin böylesi inisiyatif dışında Türk cumhuriyetlerinin denetimine geçmesine en hafifinden şaşırdığını dile getirmiştir.

Bugün de ABD’nin gülen yüzü Obama’nın Dış Politika Danışmanı yine aynı Zbigniew Brzezinski'dir.

Bugün ABD dış politikasıyla ilgili verdiği mesaj da gayet açıktır:

"Eskiden dikta rejimlerini yıkmak için inanılmaz olan silah gücümüzü kullanırdık. Silah kullanarak bir şeyi değiştirmek çok kolay olabilir ama yüksek bir maliyet gerektiriyor. Büyük bir jandarma olarak silah gücüyle bu işi yapamayacağımızı anladık. Bu gücü kullanamayacağımızı biliyoruz.

O yüzden çoğu yerde halklarla temasımızı geliştirip, onları heyecanlandırıp, sempatik yeni yüzümüzle bunları yapmalıyız. Yeni model ülkelerden faydalanarak bu değişimi sağlamalıyız. Eskiden olduğu gibi yeni yüzümüzle, yeni demokrasi anlayışımızla ortaya çıkmalıyız."1

***

ABD’nin bu coğrafyaya başarıyla müdahale edebilmesi için…

Bu coğrafyadaki paylaşımda söz sahibi olabilmesi için…

Orta Doğu Kafkaslar ve Asya’ya ulaşabilmesi için birinci adım atacağı ülke Türkiye olmaktadır.

Türkiye bu coğrafyada kilit ülkedir.

İşte ABD’nin ve Obama’nın mecburiyeti de buradadır.

***

Türkiye mevcut haliyle ABD’nin müttefikidir.

Af buyurun ama hem de ABD’nin arzu ettiği gibi bir müttefiktir.

Dolayısıyla aynı ABD iştahla yönünü çevirdiği bu büyük coğrafyada muhatap olacağı az demokrasili ülkelere Türkiye gibi bir model önermeyi planlamaktadır.

Nasıl mı?

Gülerek… Sırtı sıvazlayarak…

İşte burada insanın aklına Ziya Paşa’nın meşhur terkib-i bendi geliyor:

“Ah nice canlar yaktı o nezaketle tebessüm/

Şi’rin dahi cana kast etmesi gülerektir.”

Şair bu beyitte, aslanın avına atılırken ağzının aldığı durumu, sanki gülüyormuş gibi diyle tasvir etmektedir. Oysa aslanın bu gülümsemesi cana kast ederken aldığı haldir.

***

Bu arada şu da bir gerçek ki…

Kimsenin kimseye köpürmeye hakkı yoktur.

Tıpkı aslanın avına saldırdığı doğa kanunu gibi asırlar boyunca bu coğrafya da hep güçlü kavimlerin elinde olmuştur.

Biz de bu coğrafyaya 1071’de gelmedik miydi?

Gücünü kaybeden kavimler gitmiş, yeni güçlü kavimler bir şekilde gelip yerleşmiştir.

Siz bırakın kimin ne söylediğini, kime ne vaat ettiğini.

Gücünüz nedir onu söyleyin…

unalbolat@hotmail.com


Sayfa BaşıYazıcıya gönderBu yazıyı arkadaşına gönder

 
   İLGİLİ LİNKLER
· Ünal Bolat Arşivi

Yazıcıya veya
Arkadaşına gönder

Sayfayı yazdır     Arkadaşına Gönder
         0 Yorum var
  
   KİM HANGİ MANŞETİ ATTI?
   KÖŞELERİN GÜNDEMİ!
   MEDYAKARİKATÜR
   MultiMEDYA

CANLI YAYINDA GÜLME KRİZİ


HABER MASASININ ALTINDAN ÇAYCI ÇIKARSA


BİR ZAMANLAR DARBE'Yİ İŞTE BÖYLE ELEŞTİRMİŞTİ!


İYİ BİR SUNUCU OLMAK İÇİN NE YAPMAK GEREKİYOR?


STÜDYODAKİLER ŞAŞTI KALDI BU İŞE


SİNİRLİ SUNUCU


HOOOP KAMERA GİDİYOR... İSMAİL...


Türk Televizyonlarında Yaşanan En Komik Anlar
Diğer Videolar
   SPONSOR
Bir-Net




Dördüncü Kuvvet Medya © 1998-2009 Bütün hakları saklıdır.
Yayınlanan haber ve yazılar kaynak gösterilerek ve içeriği değiştirilmemek şartıyla alıntılanabilir.
Yazarların yazıları kendi sorumluluğundadır... E mail: ertacar@dorduncukuvvetmedya.com