Dördüncü Kuvvet Medya
      · GİRİŞ SAYFASI YAPIN   · SIK KULLANILANLARA EKLEYİN
"KİLİSE CEMAATİ İLE CAMİ CEMAATİ'NİN KAVGASI"
27.04.2009
Bookmark and Share
DİLEK YARAŞ

On ikinci dalgadan aklınızda Türkan Saylan’dan başka isim kaldı mı? (Haberal’ı saymıyorum. O, bu yazının kapsama alanı dışında.) Bir tek Saylan değil mi? Çünkü necip merkez medyamız en mağdura, en ünlüye, en sevilene ve de en sansasyon yaratacak olanına odaklanmıştı.

Tesadüfen Nazlı Ilıcak’ın makalesinin bir köşesinde görmeseydim -ÇYDD gibi- öğrenci bursları veren Çağdaş Eğitim Vakfı’nın başkanı Gülseven Yaşer’den haberim bile olmayacaktı belki de…

Oysa her iki organizasyon da aynı dalganın içindeler. Suçlandıkları konular da aynı: Misyonerlik ve PKK’lılara burs vermek.

Üstelik Gülseven Hanım’ın başına gelenler de Türkan Hanım’ınkileri aratmayacak şiddette. Cumuriyet mitinglerinin düzenleyicilerinden olan bu hanım, yaşça daha genç belki ama o da hasta. Yurt dışında da tedavi için gittiğini söylüyor zaten. Hem onun hakkında gözaltı kararı bile var… Şimdi Gülseven Hanım’ın başına gelenleri kendi ifadesinden dinleyelim:

‘’13 Nisan tarihinde evimizde sabah 07:00’de başlayan arama 13 saat, 14 Nisan’da başlayan ikinci arama 12 saat sürmüştür. Evde hiç kimsenin olmaması, avukatımızın ancak saat 10:00’da aramaya katılabilmesi; devamında, kendisi bilinmesine rağmen, haber verilmeksizin ve avukatsız, bir kez daha, ikinci gün yeni bir arama yapılmasının gerekçesi anlaşılamamıştır. Ayrıca, ilk günkü aramada apartman kapıcısı korkutularak kelepçelenmiş ve onun da evi aranarak, kızının bilgisayarına el konulmuştur. ‘’

Bu bir SKANDAL değil midir sizce de?... Kapıcının kızının bile bilgisayarını almışlar, kapıcıyı da kelepçelemişler…

Saatler boyu, o canlı yayın senin bu canlı yayın benim Türkan Hanım’ı yoracaklarına biraz da bu olayla ilgilenseydi ya zehir hafiye televizyoncularımız.

Bu dalgada bursları aksayan sadece ÇYDD öğrencileri değildi, ÇEV’inkiler de aynı derecede mağdur oldular. Niçin onları da göremedik ekranlarda?

Mehmet Ali Birand canlı yayında ÇYDD için bağış anonsları yaparken ÇEV’i de gündeme getirseydi de hazır elimiz değmişken o çocukları da destekleseydik....

Ha, diyebilirsiniz ki Gülseven Hanım Türkiye’de değil ki… Olsun canım… Dedim ya az önce, kapıcısı var elleri kelepçeli; kapıcısının kızı var bilgisayarı gaspedilmiş…. Basit bir olayın bile nasıl köpürtülüp dağ gibi haber yapılacağını hepimizden iyi biliyorlar nasılsa...

Sonuç olarak, merkez medyanın niiiiçin sadece Türkan Saylan’a odaklanıp, Gülseven Yaşer’i adeta unutturmaya çalıştığını çok merak ediyorum. Sadece Türkan Saylan daha sansayonel bir isim olduğu için mi, yoksa dikkatleri ÇEV'e çekmemek için mi?...

Peki neden ÇEV'e çekilmesin dikkatler?

ÇYDD ve Türkan Saylan ismi daha manipülatif olduğu için gölgelenmesin diye mi, yoksa ÇYDD'den çok daha militan olduğu söylemlerinden ve kavgalarından belli olan ÇEV'i kollamak için mi? ...

Yazının sonuna Çağdaş Eğitim Vafkının bağlantısını vereceğim. Üşenmez de iyice incelerseniz daha geniş bilgi edinip fikir yürütebilirsiniz. Üşenenler için de neler olup bittiğini kısaca özetleyeyim:

Amacı; Türk eğitim sisteminin laik, bilimsel, akılcı, özgür ve demokratik nitelik kazanmasını ve kurumsallaşmasını sağlamak olan vakıf, öğrencilere burs vermeden önce sözlü mülakat yapıyor. Mülakatı geçip burs almaya hak kazan öğrencilerin vakfın ilkeleri doğrultusunda kendilerini geliştirmeleri, ÇEV’in eğitim kültür ve sanat etkinliklerine katılmaları isteniyor.

Kuruluş amacı ve burs veriş şekillerinden de anlaşılacağı gibi oldukça keskin şartları, yönlendirmeleri olan bir vakıf bu. Kuruluş amacı dahil, sitedeki bütün bilgileri incelediğinizde gayet cevval bir mücadele kuruluşuyla karşı karşıya bulunduğunuzu anlıyorsunuz. Şimdi de kiminle mücadele ediyorlar diyeceksiniz değil mi?...

Kiminle olacak, Gülen cemaatiyle elbette… Hele ki Zaman gazetesiyle iyiden iyiye kapışmışlar…

Konuyla ilgili kamuoyu açıklamasında ‘’Çağdaş Eğitim Vakfı; inandığı Cumhuriyet ilkelerinden asla ödün vermeyen, çocuklarımızı çağdaş ve evrensel değerlere karşı zehirleyen birtakım gerici ve bölücü odaklarla mücadelesini sürdüren, Anayasa ve yasalara gönülden bağlı bir sivil toplum kuruluşudur.’’ diyen Gülseven Hanım’ın açıklamasının başlığı da şu: F TİPİ SON PERDE !.

Bu kuruluşların hakkındaki misyonerlik iddiaları ve kilise bağlantıları kanıtlanırsa ortaya çıkan manzarayı en iyi anlatacak başlık şudur herhalde: ‘’Kilise Cemaati ile Cami Cemaati'nin Kavgası’’… (Gerçi biraz haçlı savaşları duygusu veriyor insana ama şu küreselleşen dünyada da olacak artık o kadar.)

O kadar yorulduk ki bu kavgalardan, ''yesinler birbirlerini,'' deyip geçeceğiz ama, çocuklara, gençlere ve Türkiye'ye yazık oluyor.

İLGİLİ BAĞLANTILAR

Nazlı Ilıcak’ın yazısı: "Çağdaş yaşama" darbe mi?

Gülseven Yaşer, Gülen davası için bazı rütbeli askerlerden 'sahte tanık' istemiş

Çağdaş Eğitim Vakfı

----------------------------------------
DİLEK YARAŞ

E-Mail: dilek@dorduncukuvvet.com

NOT: Bu yazı www.gazeteciler.com'dan alınmıştır.



Sayfa BaşıYazıcıya gönderBu yazıyı arkadaşına gönder
 
   İLGİLİ LİNKLER
· Eski Yazıları
· Yazarlar
· Dilek Yaraş Arşivi

Yazıcıya veya
Arkadaşına gönder

Sayfayı yazdır     Arkadaşına Gönder
1 Yorum
  
Re: ()
Tarih: 29.04.2009
Gönderen: Muzaffer Duran
E Mail: m.duran01@hetnet.nl
Yorumu: RE: KİLİSE CEMAATİ İLE CAMİ CEMAATİ'NİN KAVGASI

Selâmün Aleyküm Dilek hanım,

12. dalga dan sonra şeriaatcı kesim misyonerlik suçmuş Türkiye'de faliyetleri yeni ortaya çıkmış gibi hava estiriyorlar.

Türkiye'de kilise kurulmadık vilayet ve ilçe kalmadı. İnternette Türkiye'de ki kiliselerin adreslerini bir arayın çarşaf gibi koskoca liste çıkar. Misyonerlik ligaal bir faliyet. Bu yolla Türkiye'ye iyi para giriyor. İslami Tarikatlar vatandaşdan para toplarken bir çok vatandaş misyonerlerin maddi yardımlarından yararlanıyor.

Avrupa'da her bir şehire ve köye camii yapıldı. Üstelik Hollanda'da camiye ve tarikatların vakıflarına bahışta bulunan vatandaşlar verdikleri miktarı vergi beyanında bildirerek vergi indiriminden faydalanabiliyor. Hatta tarikatların vakıflarına Hollanda devleti sübsüsyon bile veriyor. Yani Avrupa yalnız Hiristiyanları beslemiyor aynı zamanda bizim tarikatlarıda besliyor.

Olaya tek pencereden bakmamak gerekiyor. Misyonerleri de Ergenekon kapsamına alırsak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi davaya el atar, bu riski almamalıyız.

Bu arada uzak doğu inançlarınıda göz ardı etmeyelim, onların faliyetleride ana okullarına kadar indi. Reiki seminerleri, hayat enerjisi, chakra felan fistik yoğun faliyetler içinde, iyi para kırıyorlar.

Türkiye'de din ve vicdan özgürlüğünden yanayım. Herkes bu özgürlük hakkını sınırsız kullanabilmeli. Nihayet kullanmakta da.

Allah'a emanet olunuz.



[ Yorum Gönder ]

   KİM HANGİ MANŞETİ ATTI?
   KÖŞELERİN GÜNDEMİ!
   MEDYAKARİKATÜR
   MultiMEDYA

CANLI YAYINDA GÜLME KRİZİ


HABER MASASININ ALTINDAN ÇAYCI ÇIKARSA


BİR ZAMANLAR DARBE'Yİ İŞTE BÖYLE ELEŞTİRMİŞTİ!


İYİ BİR SUNUCU OLMAK İÇİN NE YAPMAK GEREKİYOR?


STÜDYODAKİLER ŞAŞTI KALDI BU İŞE


SİNİRLİ SUNUCU


HOOOP KAMERA GİDİYOR... İSMAİL...


Türk Televizyonlarında Yaşanan En Komik Anlar
Diğer Videolar
   SPONSOR
Bir-Net




Dördüncü Kuvvet Medya © 1998-2009 Bütün hakları saklıdır.
Yayınlanan haber ve yazılar kaynak gösterilerek ve içeriği değiştirilmemek şartıyla alıntılanabilir.
Yazarların yazıları kendi sorumluluğundadır... E mail: ertacar@dorduncukuvvetmedya.com