Ana Sayfa

Dördüncü Kuvvet MEDYA- Özgür Gazeteciler Platformu

Dördüncü Kuvvet MEDYA- Özgür Gazeteciler Platformu

.


    Gündem
    Medyascope
    Medyajans
    MedYaram
    Röportaj/ Sohbet
    Medya Dosyası
    Yerel Medya
    Gazete Tirajları


    Medya Kitaplığı
    Araştırmalar/Tezler
    Media Studies
    Media Net Link
    Köşelerde Medya
    Meslek İlkeleri


    Tezcan'lık
    Karikatür
    MedyaRazzi
    Meslek İlkelleri


    Medya-Forum
    Eleştiriler-Öneriler
    Tartışma Platformu
    Tekzip-Açıklama


    TGC
    TGS
    ÇGD
    Basın Konseyi
    Örgütlerden


    Künye
    Reklam
    Ahmet Tezcan
    Ertuğrul Acar


Bir-Net



             AHMET TEZCAN
             DİLEK YARAŞ
             ESRA D. ARSAN
             FERZENDE KAYA
             FUAT UĞUR
             HASAN ÖZSAN
             KORAY DÜZGÖREN
             MURAT SEKMEN
             NECEF UĞURLU
             RAGIP DURAN
             ÜMİT OTAN
             YAVUZ BAYDAR
             ZAFER ÖZCAN

Dördüncü Kuvvet Medya, herkesin görüşlerini rahat bir şekilde ifade edebileceği bir tartışma ortamı oluşturdu. Burada görüşlerinizi aktarabilir, düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.

DKM FORUM SAYFALARI

Objektif Haber'deki başlıkla ilgili eleştirimize Kadir Çelik'ten yanıt geldi:

"ELEŞTİRİ ÜSLUBU KIRICI
KİŞİSELLEŞTİRME YANLIŞ"

Sevgili Ahmet,

Afganistan'da süren operasyonla ilgili yayınladığımız bir habere, "Kabil bombaya doymuyor" başlığını koymuşuz. Bu başlığı, senin yaptığın gibi yorumlamak mümkün. Ama bu başlık, "mecazi" anlam içeren bir sözcük olarak da kabul edilebilir. Bunun tartışmasına girmek istemiyorum.

Haberin içinde eleştiri unsuru olarak kullanılan sözcükler ve cümleler bana "kırıcı" geldi. Meslek etiğini, enine boyuna uygulamaya çalışırken, tartışılabilir bir başlığı "Acaba bu başlığı atanlar o bombayı yediler mi", "Yedilerse tadını beğendiler mi" gibi anlatmaya çalışmak, eğer hataysa, en az bizim başlığımız kadar yanlış.

Daha da üzücü olanı, "Bu başlık oldu mu Kadir" cümlesiye olayın kişiselleştirilmesi bana çok tutarlı gelmedi. Evet bu site benim adımla özdeşleşmiş bir kimliğe sahip. Ama diyelim ki Dördüncü Kuvvet Medya'da eleştirilebilir bir haber, başlık var. Bunu "Oldu mu Ahmet" diye başlıklandırmak doğru mu?

Bunu yapan benim arkadaşım Ahmet Tezcan, kendisine verdiğim Ahmet Çetinsaya davasını kazanmamla ilgili mahkeme kararını ise maalesef yayınlayamadı !

Sevgiler

Kadir Çelik


KADİR ÇELİK İKİ KERE HAKLI

Sevgili Kadir Çelik, bize gönderdiği cevabının iki yerinde haklı.

Öncelikle; "Kabil bombaya doymuyor" başlığının mecaz, istiare, kinaye kabilinden savunulması mümkün değil. Kötü bir başlık, bunu kabul edelim.

Ancak biz de, başlıktaki saçmalığı ortaya koymaya çalışırken abartıp saçmalamışız. Kadir Çelik'in "haberin içinde eleştiri unsuru olarak kullanılan sözcükler ve cümleler bana kırıcı geldi." uyarısı, "eleştiri üslubu" konusunda bizi yeniden düşünmeye sevketti. Çelik burada haklı. Çünkü üslupta aşırıya kaçmışız ve "alaycılık" durağına varmışız. "Bu kötü ve hatalı bir başlık. Haberi yanlış sunuyor ve okuru ters algılamaya sevk ediyor." deseydik, sanırım kimse kırılmazdı. Eleştirinin, alaycılık sokağına sapması son derece sık karşılaşılan bir durumdur ve ne yazık ki biz de bu hır gür içinde zaman zaman o sokağa sapabiliyoruz. Ancak gerçek kastımızın alaycılık olmadığını, olamayacağını hem bu sitenin okurları hem de Kadir Çelik çok iyi bilirler.

Kadir Çelik; "Bu nasıl başlık Kadir" cümlesiyle olayı kişiselleştirdiğimizi söyleyerek ikinci haklı uyarıda bulunuyor. Gerçi gazete, televizyon ya da herhangi bir kurumda başarı paylaşılır ama yapılan hatalarda sorumluluk yöneticiye aittir. Bu nedenle; Dördüncü Kuvvet Medya'ya gönderilen tekzip, açıklama veya cevaplarda "Tezcan'a yakışmadı, olmadı Tezcan" gibi cümleler varsa, sorumluluğun kabulü belirgin hale gelsin diye, o cümleleri başlıklandırarak yayınladık. Mesela; okurlarımız net hatırlayacaktır, Uluç Gürkan'ın bir tekzibini "Tezcan'a yakışmadı" başlığıyla yayınladık.

"Bu nasıl başlık Kadir" derken biraz da bunu düşünmüştüm. Fakat aslında Kadir Çelik bu noktada da haklı. Çünkü bu tür bir başlık, "kurucu şahsiyet" ile "kurum kimliği"nin aynılaştırılması gibi bir sakıncalı anlayışı ortaya koyuyor. Objektif olması gereken bir kimliği subjektif bir kimliğe sığdırmaya çalışmak, eninde sonunda objektif kimliğin eğilip bükülmesine, ezlilip büzülmesine yol açacaktır. Mesela; öyle konular vardır ki, Ahmet Tezcan "duygusal olarak" görmezden gelebilir, ancak Dördüncü Kuvvet Medya "objektif olarak" yayınlamak zorundadır. İki kimliğin birbirine karıştırılması sakıncalı durumlar ortaya çıkarabilir. Bu noktada Kadir Çelik haklı. Keşke "Bu nasıl objektif haber" deseydik... Hem yanlışı yapanın Objektif Haber olduğunu vurgulamış olurduk, hem de orada atılan başlığın haberin objektivitesini zedelediğini "tevriye" marifetiyle belirtmiş olurduk.

Kimse hatadan münezzeh değil. Hatalar, trafikteki ikaz levhaları gibidir. Öğreticidir. Merhum gazeteci-yazar Ahmet Kabaklı "Ben çevremde birazcık kültürlü bir adam olarak kabul görüyorsam, bunu yaptığım gafların düzeltilmesine borçluyum. Hata yapmaktan korkmayın." derdi. Hata yapmaktan korkmuyoruz, uyarılmaktan dolayı da gücenmiyoruz. Bilakis minnet duyuyoruz.

Kadir Çelik'in son cümlesinde ise bir doğru iki yanlış var: Çetinsaya davasını kazandığına dair belgeyi yayınlamak üzere kendisinden aldığım doğrudur. Fakat "yayınlayamadığım" iddiası yanlış. Yayınlayamamış olmam için; a) Çetinsaya'dan korkuyor olmam, b)Çetinsaya taraftarı olmam c) Çetinsaya'dan rüşvet almış olmam gerekir. Kadir Çelik'in bunları kastetmediğini biliyorum. "yayınlayamadı" gibi iki karakterlik bir ilaveyi, eleştiri üslubumdan dolayı kırılmış olmasına bağlıyorum. O belgeyi aldım ama haberleştirmeyi unuttum. Evet, unuttum. Bu kadar basit. Kadir Çelik "alakasız" da olsa, hatırlatmış oldu.

Ahmet Tezcan



12 Ekim 2001 Cuma