ANA SAYFA
AKTÜEL
  Medyascope
  Medyajans
   Yazarlar
  Röportaj/Sohbet
  Tirajedi Raporu
AKADEMEDYA
  Araştırmalar
  Media Studies
  Medya Kitaplığı
  Media Net Link
  Köşelerde Medya
  Meslek İlkeleri
KO'MEDYA'
  Tezcanlık
  Karikatür
  Meslek İlkelleri
  MedyaRazzi
FORUM
  Sizden Gelenler
  MedyaKritik
  Chat/Sohbet
  Tekzip-Açıklama
MESLEK ÖRGÜTLERİ
  TGC
  TGS
  Basın Konseyi
  Örgütlerden
İLETİŞİM
  E-Mail Adresimiz
atezcan@bir.net.tr
ICQ:25171964


Ev Sahibimiz
Bir-Net
TEŞEKKÜRLER

Özgür Gazeteciler Platformu

09 Ekim 2000
 
"TRT'NİN DE OMBUSMANI OLMASI LAZIM"

Milliyet Gazetesi'nin ombudsmanı Yavuz Baydar ile 18 Temmuz 2000'de özel görüşme

Söyleşi: Sevdican Güneş

Çalışmalarınız nasıl başladı?

"Ben Umur Talu ile yaptığım görüşmelerde ombudsmanlık uygulamasının ilk defa Türkiye'de uygulamaya konulabileceğini, denenmeye değer olduğu izlenimi edindim. Kendisine bu konuda istekli olduğumu belirttim. Böylelikle yaptığım çalışmaları anlattım ve 1 Ocak 1999'da ombudsmanlık sayfasının açılmasıyla işe başladım.

Ombudsmanlık kurumunun işlevini anlatır mısınız?

Bu konuda üç temel argüman var. Birincisi; gazetenin sahibi açısından, gazeteyi bir mal olarak düşünürsek her üretici, tüketiciye ulaşan ürünlerinin kalite kontrolünün bir şekilde yapılmasını isteyecektir. Bu rekabet koşulları, serbest piyasa koşulları, ürünün satışının arttırılması, karlılığını arttırması ürün kalitesi babında ele alınması gerekir. Sonuçta 1960 yılından itibaren gazetelerde de böyle kalite kontrol mekanizması kuruldu. Çeşitli aşamalarda gazetede çıkan içerikle ilgili kalite kontrol yapılıyor. Ombudsman tüketici tarafından bakarak gördüklerini açıklıyor. Onun gazeteye sayfaya yansıyan tespitleri, gazetenin sahibi açısından dikkate alınması gereken birşey.

Yönetim tarafından Milliyet gibi bir gazetenin evrensel normlara uyması bekleniyor. Ombudsmanlık kurumuda onun bir parçası olarak görüldü. Ombudsman sayfasını, bir gazetenin hava raporu gibi ifade edebiliriz. Okurla gazete arasındaki dialoğun güçlendirilmesinde büyük payı var.

İkincisi; Milliyet okurla kopmuş olan bağını yeniden kurma ihtiyacını hissediyordu. Tıkanmış olan kanalı yeniden açmak gerektiğini düşündü. Okur böylelikle gazeteye daha yakınlaştığını hissetmeye başladı. Göndermiş olduğu şikayetlerin gerçekten dikkate alındığını hissetmeye başladı. Eleştirilerinin haklı bulunduğunu gördü.

Çalışma yönteminizi açıklar mısınız?

Faks, telefon, telesekreter ve e - mail ile gelen tüm sorunlara cevap veriyorum. Uygulama gerçekten boşluğu doldurdu. Bir buçuk ay gibi kısa bir sürede gazetedeki sayfamız rutine girdi. İlk başlarda tekrar tekrar aynı kişilerle karşılaştık fakat daha sonra onlarda topluluğun içinde kaynadılar.

Herhangi olumsuz yönü var mı?

Olumsuz tek yönü eğer okur temsilcisi, hukuki boyutları da olan bir hatayı sayfasına taşıyıp, gazete burada hata yaptı derse o eleştiri gazete aleyhinde ilgili kişi yada kurumun dava açmasına da yol açabiliyor. Bir anlamda o kişiyi uyandırıyor. Tersi de olabiliyor. Dava açacak olan bir kişi çok kızmış öfkelenmiş şekilde okur temsilcisini arayıp da onunla yaptığı konuşmadan sonra ben dava açmaktan vazgeçtim diyebiliyor. ..

Gazeteye etkileri neler?

Burada en önemli şey, okur temsilcisi fonksiyonunu iyice yerleştirdikten sonra, gazete içinde okur temsilcisinin eleştirilerin hedeflendiği hataların bir daha yapılmamasını sağlayıcı teknik eğitim ve düzenli haftalık gözden geçirme mekanizmasının kurulması gerekiyor.

Genç muhabirler bu sayfadan çok faydalanıyorlar. Nelerin hata olduğunu, nelerin tartışmalı, nelerin bulanık, nelerin övgü aldığını öğreniyorlar. Ciddi gazeteler başta olmak üzere tüm gazetelerin ve CNN Türk, NTV gibi haber kanallarının ayrıca TRT'nin ombudsman mekanizmasını kurması gerekiyor..

ONO'nun Mayıs ayında Amerika'da yapılan toplantısında hangi konular ele alındı?

ONO'nun konferanslarında bir yıl içerisinde başımızdan geçen ilginç olayları ele alıyoruz. Etik konuları tartışıyoruz. Her konferansa önde gelen editörler gelip konuşuyor. Bu yıl Washington Post gazetesinin başyazarı David Brother katıldı. Siyaset ve toplum ilişkileri üzerinde durdu. Medyanın rolünün toplum ilişkilerine etkisini ele aldı. Feredom Forum'un başkan yardımcısı Robert Janes ise, hakkaniyetli, adil davranma konusunda yapılan bir çalışmanın ilk sonuçlarını dile getirdi.

Biz çalışmalarımız sırasında hep tek kişiyiz. Bu konferanslar bizim biraz bu yanlızlığımızı giderici oluyor. Başka gazetelerdeki ombudsmanlarla ilişkilerimizi geliştirmemize olanak sağlıyor. Orada öğrendiklerimiz, bizi birleştiriyor; çalışmalarımıza yol göstericilik, kılavuzluk ediyor. Yanlışlıklara yönelmememizi ve yenilikleri daha kolay anlamamıza yardımcı oluyor...

Kurumun geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bana doğru olan şey herkesin evinin içini temizlemesi. Bireysel çalışmalardan başlayarak daha temiz bir medya, daha temiz bir toplum yaratmak. Bir gazete kendi haberciliğine, içeriğine ne kadar güçle, inançla sahip çıkarsa, etik kurallar açısından o gazetenin saygınlığı, konumu, okurun ona bakışı etkileniyor. Ama dışardan bir bağımsız mahkeme gibi bir basın konseyinin medyayı denetim altında tutmaya çalışması günümüzde pek kabul görmüyor..

Gazetenin satışının artması, sadece ombudsmanın tavrına bağlı değil. Tiraj, bir gazetede ombudsmanın yazacak şeyi kalmadığı zaman artar."


* Bu söyleşi Sevdican Güneş'in Ombudsmanlık Kurumu adlı araştırmasından alınmıştır.