ANA SAYFA
AKTÜEL
  Medyascope
  Medyajans
   Yazarlar
  Röportaj/Sohbet
  Tirajedi Raporu
AKADEMEDYA
  Araştırmalar
  Media Studies
  Medya Kitaplığı
  Media Net Link
  Köşelerde Medya
  Meslek İlkeleri
KO'MEDYA'
  Tezcanlık
  Karikatür
  Meslek İlkelleri
  MedyaRazzi
FORUM
  Sizden Gelenler
  MedyaKritik
  Chat/Sohbet
  Tekzip-Açıklama
MESLEK ÖRGÜTLERİ
  TGC
  TGS
  Basın Konseyi
  Örgütlerden
İLETİŞİM
  E-Mail Adresimiz
atezcan@bir.net.tr

Ev Sahibimiz
Bir-Net
TEŞEKKÜRLER

Özgür Gazeteciler Platformu

 

Medya-Plaza'da garip bir baskın olayı
EY OKUR! "KATİL UŞAK, HIRSIZ İSE GAZETECİ"

Sabah Grubu yayınlarının bulunduğu Medya Plaza'da çalışanlara uygulanan bir baskın olayı, gazetecileri hem üzdü hem de kızdırdı. Bu olaya gazetecilerin tavrı açısından eleştirel bir tarzda değerlendiren bir e-mail aldık. Mesleki geleceği açısından isminin açıklanmasını sakıncalı bulduğumuz bir gazeteci arkadaşımızın gönderdiği bu maili olduğu gibi yayınlıyoruz.

"12 Ocak günü Sabah Medya Plaza'da yaşanan bir olay basın tarihimizin şanlı sayfalarına altın harflerle yazılmaya değerdi...

Olay şöyle vukuu buldu: Gün boyunca haber peşinde koşan Medya Plaza çalışanları akşam 18:30'da evlerine dönmek için servis otobüslerine bindiklerinde birden bire araçlara doluşan güvenlik görevlileriyle karşılaştılar. "Verilen emirleri" uyguladıklarını söyleyen güvenlik görevlileri, araçlardaki çalışanlardan çantalarını kontrol edeceklerini ve kendilerine zorluk çıkartmamalarını söylediler. Araçtaki tüm çalışanlar sessizce bu emre uymaya başladılar. Kontrol tüm "şiddetiyle" devam ediyordu ve hemen hemen herkes bu emre uyuyordu.. Arada duruma isyan eden birkaç çatlak ses de çıkıyordu tabii ki. Ama, medyamız "koyun"du hatta "hırsız" damgasını üzerinde taşıyan bir koyun. Güvenlik görevlisi görevini tamamlayana kadar servisin içinden "çıt" çıkmadı.. Güvenlik görevlisi arka kapıdan inerken şoföre "Devam et" diye bağırdı ve servis aracı Medya Plaza'dan gideceği istikamete doğru hareket etti..

Olay sonrası servis içi gözlemlerimiz: Bu olaydan rahatsızlık duymayan bir grup "cool" gazeteci, yaşanan olayı anlamayan bir grup gazeteci, "acaba ne oldu" diye bir birlerine soru soran ve çeşitli tahminlerde bulunan bir grup süslü gazeteci, akşam nereye takılsam diye düşünen bir grup "entel" gazeteci, acaba satışlarımız Britannica CD'leriyle artar mı diye düşünen bir grup pazarlamacı gazeteci, ve birkaç tane "gazeteci"...

Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ne şu nacizane maddeyi de eklemek gerekiyor sanırım:

"Gazeteci hırsızlık yapabilir; ama, kalemini asla satmaz..."

Türk Medyası Plazalarda yaşamaya alışmalıydı ve bu imtihandan yüzünün akıyla çıkmayı başarmıştı.. Katil uşak, hırsız ise gazeteciydi..

3'ncü sayfadan bir "hırsızlık" haberi okudunuz..

İyi akşamlar..."