Ana Sayfa

Dördüncü Kuvvet MEDYA- Özgür Gazeteciler Platformu

Dördüncü Kuvvet MEDYA- Özgür Gazeteciler Platformu

.


    Gündem
    Medyascope
    Medyajans
    MedYaram
    Röportaj/ Sohbet
    Medya Dosyası
    Yerel Medya
    Gazete Tirajları


    Medya Kitaplığı
    Araştırmalar/Tezler
    Media Studies
    Media Net Link
    Köşelerde Medya
    Meslek İlkeleri


    Tezcan'lık
    Karikatür
    MedyaRazzi
    Meslek İlkelleri


    Medya-Forum
    Eleştiriler-Öneriler
    Tartışma Platformu
    Tekzip-Açıklama


    TGC
    TGS
    ÇGD
    Basın Konseyi
    Örgütlerden


    Künye
    Reklam
    Ahmet Tezcan
    Ertuğrul Acar


Bir-Net



             AHMET TEZCAN
             DİLEK YARAŞ
             ESRA D. ARSAN
             FERZENDE KAYA
             FUAT UĞUR
             HASAN ÖZSAN
             KORAY DÜZGÖREN
             MURAT SEKMEN
             NECEF UĞURLU
             RAGIP DURAN
             ÜMİT OTAN
             YAVUZ BAYDAR
             ZAFER ÖZCAN


Medya konusundaki tartışmalara katılabilmek, medya eleştirilerinizi Dördüncü Kuvvet Medya'da yayınlatabilmek ve sayfalarımızdaki değişiklikleri size bildirmemiz için lütfen listemize üye olun.

Gelen Mesajların Listesi


HAKLARIMIZI SAVUNMAK İÇİN ÖNCELİKLE HAKLARIMIZI BİLMELİYİZ!
BUNLARI BİLİYOR MUYUZ?

    Gazeteci-Avukat Vural Ergül

İşten çıkartılmada tebligat nasıl olmalı?

Size işten çıkartıldığınız tebliğ edildiğinde, tebligat üzerine yalnızca, "okudum, tebliğ aldım" yazmalısınız. Tebligatta yalnızca işten çıkartılmanızın size bildirimine ilişkin ifadeler yer almalı. Ayrıca ibra gibi bir ifade kesinlikle yer almamalı.

İbraname imzalamalı mıyım?

Eğer tüm alacak ve haklarınızı aşağıda detaylı olarak açıkladığım halde 212 sayılı basın iş kanununa göre aldıysanız veya işverenin tutumunu sineye çekip dava etmeyi düşünmüyorsanız ibranameyi imzalayın! Ama alacak ve hak iddiasında yahut düşüncesinde iseniz mutlaka imzalayacağınız evraka, "her türlü yasal haklarımı saklı tutmak kaydıyla" ibaresini yazarak imzalayın!

İş akdi yazılı olmalı!

Basın İş Kanunu’nun 4. Maddesi gazeteci ile işveren arasındaki hizmet akdinin yazılı şekilde yapılmasını şart koşmaktadır. Ancak, hizmet akdinin yazılı şekilde yapılması zorunluluğu, bir “geçerlilik” şartı olmayıp gazetecinin haklarının açıklığa kavuşturulması amacını taşıyan bir “ispat” aracıdır.
Dolayısıyla gazetecinin, işvereni ile arasında imzalamış olduğu bir akit olmasa yahut imzaladığı akit “dergi elemanı”, “çalışan”, “işçi” sıfatı ile 1475 sayılı Genel İş kanununa göre imzalanmış da olsa gazeteci işinden ayrıldığı tarihten 5 yıl geçene kadar her zaman iş mahkemesine müracaat ederek işvereni ile arasında ki ilişkinin 212 sayılı kanunda düzenlendiği gibi “gazeteci-işveren” ilişkisi olduğunu ileri sürerek karar aldırabilir. Bu karar ile birlikte gazeteci, o tarihe kadar yatırılmayan sigorta priminin yatırılmasını sağlayabilir ve mahkeme kararı ile birlikte mesleki kıdem başlangıcı gazetecinin 1475 sayılı kanuna göre çalıştırıldığı tarih olarak esas alınır. 1475 ve 212 sayılı kanunlar arasında gazetecinin kanuni alacakları açısından bir fark ortaya çıkmış ise bu fark da aynı mahkeme kararının ardından işverene ödettirilir.

Yazılı akdi düzenlemeyen işverene para cezası.

Basın İş Kanunu ayrıca gazeteci ile arasında 212 sayılı yasaya göre yazılı iş akdi düzenlenmesini öngörmektedir. Bu şarta uymayan işveren için para cezası öngörülmüştür. Mahkeme kararı ardından işverenin yasaya uygun iş akdi düzenlememesi para cezasını gerektirir.

En çok 3 ay için deneme süresi.

Mesleğe ilk başlayanlar için en fazla üç aylık bir deneme süresi uygulanabilir. Ancak, 3 ay geçtiği halde gazeteci hala çalıştırılmaya devam ediyorsa bu halde artık gazetecinin 212 sayılı basın iş kanununa göre iş akdinin düzenlenmesi gerekir. Ve bu üç aylık sürede mesleki kıdemin hesabında esas alınır. Geçmişte sigortasız olarak çalıştırılan meslektaşlarımız sigortalarının yapılmasından önce veya 212 sayılı basın iş kanununa göre sigortası yapılması gerekirken 1475 sayılı kanuna göre sigortalanmalarına yahut telif adı altında hiç sigortaları yapılmadan çalıştırıldı ise yukarıda da ifade ettiğim gibi 3 aylık deneme süresi yahut başka her ne ad altında olursa olsun sigortasız geçen tüm mesleki sürenin de 212 sayılı kanuna göre sigortalandırılmasını isteyebilir ve buna ilişkin iş mahkemesinden karar alabilirler.

Evrakın eksikti, sigortan evraklarını tamamladığın tarihte başlatıldı!

Bu arada daha önce gazeteci olarak gazete, dergi yahut başka bir işyerinde çalışmış olan meslektaşlarımız bir başka işyerinde çalıştırılmaya başladıkları ilk günden itibaren gazeteci olarak 212 sayılı kanuna göre sigortalandırılmalıdır. Yasal haklarımızın talebinde bu hususa da dikkat etmemiz gerekir. Bir işyerinde yeni olarak işe başlayan meslektaşımız için deneme süresi yahut başka bir ad altında da olsa sigortasız bir günün dahi geçmesine kanun izin vermemektedir. Sözgelimi kimi işverenler eksik evrakınız vardı sigortanızın başlangıcını çalışmaya başladığınız ilk gün değil de evraklarınızı hazır ettiğiniz tarihten itibaren başlattık derseler de yasa buna izin vermemekte, işverenin böylesi bir mazeret ardına sığınmasına imkan tanımamaktadır.

Ek işe ek ücret.

Gazetecinin göreceği işin, işe girişinde işveren ile arasında imzalanması gerekli olan iş akdinde açıkça tanımlanması gerekir. Bu sebeple, aynı işverene ait bir dergi yahut gazete için çalışmakta iken kendisinden bir başka dergi yahut gazete için de iş istenilen gazeteci bu halde “sözleşme dışı” olan bu işler için ayrıca ücret isteyebilir. Buna ilişkin bildiğim kadarıyla emsal oluşturacak bir yargıtay içtihadı bulunmuyor. Ancak kanunun yorumundan vardığım sonuç bu. Dolayısıyla mahkemenin buna ilişkin talepleri kabul etmesi gerekir diye düşünüyorum.
Bu arada işverenin gazeteciye sözleşme dışı iş için ödemesi gereken ücrete ilişkin olarak yapacağı ödeme içinde ek sigorta primi ödemesi gerekir ki bu mahkemelerin vereceği kararın ardından ilgili SSK ve sair mevzuat gereğince işveren için suç oluşturur.

Zamanında ödenmeyen ücrete her gün için %5 fazla ödeme.

212 sayılı kanuna göre gazetecilere ücretleri peşin olarak ödenir. Gazeteci ücretini peşinen ay başında ödemesi gereken işveren bunu yapmadığı takdirde geç ödediği her gün itibarıyla %5 oranında fazla ödemede bulunması gerekir. Bu %5’lik fazla ödeme yalnızca ücret alacaklarına ilişkin olup ikramiye, telif, izin ücreti, ihbar ve kıdem tazminatı gibi ücretler için söz konusu değildir. Yargıtayın ilgili içtihatlarında belirtildiği kadarıyla %5 fazla ödeme, niteliği itibariyle ne faiz, ne cezai şart ne de tazminat değildir. Geç ödenen gazeteci ücreti için kanunun öngördüğü %5’lik fazla ödeme bir “kamu düzeni hükmü”dür. Yüzde 5’lik fazla ödeme kanun gereğince asıl alacağa bağlı bir alacak olduğundan ücrete ilişkin alacağa uygulanacak olan zamanaşımına tabidir.

%5 fazla ödeme için önce ihtar!

%5’lik ödeme yükümlülüğü, 200 günde (yaklaşık 7 ay içinde) asıl ücret alacağını 10 kat artırmaktadır. Bu sebeple, mahkemeler gazetecinin haksız menfaat elde etmesi olasılığı karşılığında %5’lik fazla ödeme taleplerini titizlikle değerlendirmektedir. Mahkemelerin bu talepleri red gerekçesi, “gazetecinin kendi kusuru nedeniyle ücretini geç ödeyen işvereninden menfaat elde etmesi” olarak ifade ediliyor. Bu sebeple, hepimizin yapması gereken buna ilişkin olarak öncelikle işverenimize bir ihtarname çekmek olmalıdır. Özellikle İhlas ve Sabah gruplarında yer alan arkadaşlarımızın %5’lik fazla ödeme taleplerinin kabulüne ilişkin yasal koşullar oluşmuş durumdadır. Bu hususu her birimizin dikkatle göz önünde bulundurması ve taleplerimiz arasına eklemesi gereklidir. Bununla birlikte Yargıtay İçtihadları arasında Borçlar Kanunu’nun 44. Maddesine göre hakime tazminat miktarında indirime gitmesi yahut bunu tamamen kaldırılması yolunda görüş bildiren kararlarda bulunmaktadır. Bununla birlikte mahkemelerin Borçlar Kanunu 44. maddesine göre %5’lik fazla ödeme taleplerinde bir indirime gitmesi halinde mutlaka gazetecinin ücretini zamanında alamamasında kendi kusuru olduğuna da kanaat getirmesi gerekir. Yani mahkemeler %5’lik fazla ödeme taleplerinin hesabında gazetecinin kusuruna oranla bu talepleri kabul ya da red etmektedir. Ancak medya patronlarının gerçek yüzleri olan hortumculukları açığa kavuştuğu için hakimlerin bu yolda hiçbir kusuru olmayan, gazetecilerin taleplerini kabul edeceğine eminim. Tabi bunun için medyanın ve medya patronlarının gerçek yüzünün teşhirinde ısrarcı olmamız gerektiğinin ne kadar önemli olduğunu söylemeye gerek yok sanırım.

Haftalık çalışma süreleri...

Gazeteci için haftalık çalışma süresi gündüz çalışanlar için, 6 gün X 8 saat =48 saat, gece çalışanlar için 5 gün X 8 saat=40 saat’dir. Fazlası mesai ücreti ile ücretlendirilmelidir. Toplu İş Sözleşmelerinde daha önce 08.00 ile 20.00 arasında başlayıp biten çalışmalar normal 08.00’den sonra biten çalışmalar ise fazla çalışma sayılacağı kararlaştırılıyordu. Özellikle gazetelerde çalışan arkadaşlarımızın ister gececi olsunlar ister gündüzcü günde sekiz saati aşan çalışmaları mesai sayıldığından ayrıca ücretlendirilmesi gerekir. Her bir saat fazla çalışma için ödenecek ücret normal mesai saati ücretinin %50 fazlasıdır. Saat 24.00’den sonra mesai ücretleri bir kat fazla ödenir. Ücretini parça başına yahut yapılan iş miktarına göre alan gazeteciler fazla çalışma yaptırılacak olursa bunların fazla saatlere denk düşen ücretleri de yukarıda yazdığımı esaslara tabidir. Fazla çalışma ücretleri bir sonraki ayın ücreti ile birlikte ödenmeli ve geciktirilmemelidir. Eğer ki geciktirilirse bu halde tıpkı aylık ücretin geç ödenmesinde talep edildiği gibi %5'’ik fazla ödeme talep edilebilir. Ancak fazla mesai talepleri açıkça söylemek gerekirse çok gerçekçi olmayıp ispat edilmesi noktasında güçlük taşımaktadır.

Gazeteci iken askerlik yaptı iseniz;

Bu arada gazeteci iken askerliğini yapan arkadaşlarımızın talep edebilecekleri bir haklarını hatırlatmak istiyorum; Gazeteci askerlik görevi süresince de yarı ücret hakkına sahiptir. Eğer gazeteci, yedek subay olarak askerliği sırasında aldığı ücret gazeteden aldığı ücretten az ise aradaki farkı tamamlamakla yükümlüdür. Bu düzenlemeye uymayan işveren hakkında para cezasına hükmedilir.

Gazeteci iken doğurdu iseniz;

Gazeteci iken doğuran arkadaşlarımızın analık haklarına ilişkin talep edebilecekleri haklarını bilmeleri gerek. Gazetecinin hamileliği halinde, hamileliğin 7 ayından itibaren doğumun ikinci ayının sonuna kadar gazeteci ücretli izinlidir. Bu süre içerisinde gazeteciye aldığı ücretin yarısı ödenir.

Gazeteci iken tutuklandı veya hastalandı iseniz;

Gazeteci olduğu sırada tutuklanan veya hükümlü bulunan arkadaşlarımızın da durumlarına ilişkin ayrıca talep edebilecekleri bir dizi hakkı bulunuyor. Ama bildiğim kadarıyla bu durumda olan arkadaşımız yok. Bu sebeple buna ilişkin açıklama da bulunmuyorum.

Çalıştığınız dergi veya gazete kapatıldı ise ne talep etmelisiniz?

Dergileri, gazeteleri kapatılanlara gelince; her ne sebeple olursa olsun çalıştığı gazete yahut dergisi kapanan gazeteciye dergisinin ya da gazetesinin kapanmasından itibaren iki ay süre ile ücret ödenmesi gerekir veya iki aylık ücret peşinen bir kerede ödenir. Bu sebeple dergisi, gazetesi kapanan arkadaşlarımız iki aylık ek ücretlerini özellikle istemelidirler. 212 sayılı kanuna göre, hiç bir kusuru olmaksızın, “görülen lüzum üzerine...” veya bir başka gerekçeyle iş akdi feshedilen gazeteci peşin aldığı ücreti iade etmek zorunda değildir. Dolayısıyla ödenecek olan ihbar, kıdem ve sair ücretten bir indirime gidilemez.

Gazeteci iken hastalanan, kaza geçirenler ne talep etmeli?

Gazeteci iken hastalanan, kaza geçiren meslektaşlarımızın durumlarına özgü talep edebilecekleri özel hakları bulunmaktadır. Ancak, yine bildiğim kadarıyla bu durumda olan arkadaşımız yok bu yüzden buna ilişkin olarak da ayrıntılı açıklamada bulunmuyorum. Bu husus da ek bilgi isteyen arkadaşlarımız olursa istenilen bilgiyi verebilirim.

İkramiye haklarımız kanunda nasıl düzenlenmiş?

Talep edebileceğimiz bir başka hakkımız ise ikramiye. Basın İş Kanunu, yılda bir kez gazeteciye ikramiye ödenmesini hüküm altına almış bulunuyor. Hükümde hizmet yılı sonunda işverenin sağladığı karın emeklerine düşen nispi karşılığı olarak en az birer aylık ifadesi yer alıyor. Milliyet, Hürriyet, Sabah, DBR gibi borsa da işlem gören şirketler borsaya gönderdikleri açıklamalarında trilyonlarca lira kar açıklamaktalar. Bu halde isteyebileceğimiz ikramiye oranını bir değil birkaç olarak dahi ifade edebiliriz. Daha önce imzalanan Toplu İş Sözleşmeleri uygulamasında genellikle ikramiye oranı 4 maaş olarak belirlenmekteydi. En azından buradan yola çıkarak talep edebileceğimiz ikramiye tutarını 4 olarak belirleyebiliriz.

Kanuna göre izin haklarımız nasıl düzenlenmiş?

İzin haklarımıza gelince, gazeteciler, diğer tüm çalışanlara göre kayrılmış ve izinleri itibarıyla çok önemli kazanımlara kavuşmuşlardır. Yasa gereğince, 6 gün çalışan gazeteciye bir gün izin verilmesi zorunludur. Gececi çalışanların izni ise haftada en az iki gündür. Hiç hafta tatili yapmadan haftanın yedinci gününde de çalışan gazetecinin çalışması fazla çalışma sayılır ve ücreti o güne ait ücretin bir kat fazlasının yarısı oranında artırılarak yani 2.5 katı olarak ödenir. Bu yasadan kaynaklanan bir zorunluluktur.

Günlük gazetelerde çalışanların izin hakkı.

Günlük gazetelerde çalışan gazetecilere en az bir yıldır çalışması koşuluyla dört hafta yıllık izin verilmelidir. Meslekteki kıdemi on yıldan fazla olanlar için izin süresi altı haftadır. Burada kıdem, aynı gazetede çalışma süresi olarak değil, gazeteci olarak meslekte geçen hizmet süresine göre hesaplanır . Gazetecinin hizmet akdinin arada kesintiye uğraması, yani 10 yıl içinde işsiz kalınması gibi süreler hesaptan düşülmez. Gazeteci olarak ne zaman göreve başlanıldığı önem taşır.

Dergilerde çalışanların izin hakları.

Dergilerde çalışanların izinleri ise her altı aylık devre için iki hafta olarak düzenlenmiştir. Dergide çalışanların izin haklarının hesabında en az bir yıldan beri çalışıyor olmak şartı aranmaz.

Yıllık izinde iken iş akdinin feshi halinde talebimiz ne olmalı?

İş akdinin feshi halinde yıllık ücretli izin süresi ile ihbar süresi içiçe girmez. İş akdi feshedilen gazeteci iznini hiç kullanmadı ise izin süresine ait ücreti kendisine bir kerede, peşin olarak ödenerek iş akdi feshedilebilir. İznini kullandığı süre içerisinde işten çıkartılan gazeteci olursa bu halde de işveren ancak ihbar süresine denk düşen ücreti ayrıca ödemek suretiyle iş akdini feshedebilir.

İznini kullanmakta iken dergisi, gazetesi kapatılanların durumu ne?

İznini kullanmakta iken gazetesi ya da dergisi kapatılanların durumu bir özellik arz etmiyor. Ancak, izinli iken tutuklanan gazetecinin durumu özellik taşıyor. İstisna bir durum olduğu için burada açıklamıyorum. Yine böylesi bir özel durum taşıyanımız var ise ayrıntılı bilgi için yazabilir.

Yıllık ücretli izni vermeyen işverene para cezası!

Gazeteciye yıllık ücretli izin vermeyen veya izin vermiş olup da izin ücretini ödemeyen iş veren yıllık ücretli izin süresine ait ücretler toplamının iki katını ilgili gazeteciye ödemeye ve ayrıca bu miktarda ağır para cezası ödemeye mahkum edilir.

Gazetecinin olağanüstü izin hakları neler?

Gazeteciye, çoçuğu doğduğu zaman 3 gün, eşi, çocuğu, anası, babası öldüğü zaman 4 gün, çocuğu evlendiği, kardeşi, büyük annesi ya da babası, torunu öldüğü zaman iki gün olağanüstü ücretli izin verilmek zorundadır. Bu izinler yıllık ücretli izin sürelerinden düşülemez.

Yenilenmeyen süreli iş akitlerinde durum ne?

İş akitlerimizde genellikle birer yılık bir süre kararlaştırılmaktadır. Bir yıllık sürenin bitiminde iş akdimiz kendiliğinden sona ermektedir. Ancak işveren ya da gazeteci sürenin bitimine rağmen çalışmaya, çalıştırılmaya devam ederse bu halde bir yıllığına düzenlenen iş akdi yeniden bir yıllığına yenilenmiş sayılır.

Çalıştığı sırada ölen gazetecinin durumu nedir?

Çalıştığı sırada ölen gazetecinin hakkı ayrıca kanunda düzenlenmiştir. Bu durumu taşıyan arkadaşımız var ise veya biliniyor ise bilgi alınmak istenilirse istek halinde ek bilgi verebilirim.

İşverenin ölümü halinde işten çıkartılma durumu nedir?

Dünya’da olduğu gibi işverenin ölümü ile birlikte iş akdi feshedilen arkadaşlarımız varsa onlarda ek bilgi almak istediklerinde danışabilirler.

İş akdini gazeteci fesh etmek isterse?

İş akdinin feshi hallerinde yalnızca işveren tarafından iş akdinin feshine ilişkin ayrıntılı bilgiler veriyorum. Sanmıyorum ki, çalışan meslektaşlarımızın hiçbirisi bu devirde iş akdine kendi isteği ile son vermek istesin. Ama bununla birlikte sözgelimi 1475 sayılı kanuna göre çalışmaktayken yahut 212 sayılı kanuna göre çalışmaktayken iş akdini feshetmek isteyenler olursa nelere dikkat etmeliler, iş akitlerini tazminat haklarını yitirmeksizin nasıl feshetsinler buna ilişkin olarak ek bilgi istesinler.

İhbar tazminatlarının hesabında süreler nedir?

İhbar tazminatlarımızın hesabında taleplerimiz hep 212 sayılı basın iş kanununa göre olmalı hatta sigortasız yahut 1475 sayılı iş kanununa göre çalıştırılıyor olsak bile!
Olağan olarak, gazeteci-basın işvereni ilişkisi çerçevesinde hizmet ilişkisi en az beş yıl sürmüş olan meslektaşlarımızın işlerine ancak yapılacak yazılı ihbardan itibaren üç ay geçtikten sonra son verilebilir. Veya üç aylık ihbar tazminatı peşin ve bir kerede ödenerek son verilebilir. Eğer ki, gazeteci-basın işveren ilişkisi çerçevesinde hizmet ilişkisi beş yıldan az sürmüş ise ihbar süresi bu halde bir aydır. Gazeteciliğe ilk kez başlayanlar için 3 aylık bir deneme süresi kanunda yer aldığından 3 ayını doldurmadan iş akti feshedilenler var ise bunların ihbar tazminatı alacakları bulunmuyor.

Olağanüstü fesih hallerinde süreler nedir?

Kanunda olağanüstü olarak ifade edilen iş akitlerinin feshinde gazeteci-basın işvereni sözleşmesinin 1 yıl, 5 yıl gibi süreli, yahut süresiz olmasının hiçbir önemi bulunmuyor. Burada da çalışan arkadaşlarımız tarafından akdin feshi (sözgelimi, “vicdan hükmü”nden bahisle, yani basın etiği, inanç, vicdan hürriyetine saldırı, ki toplu işten çıkartmalar bu hale giriyor...) ya da işveren tarafından olağan üstü fesih hallerine ilişkin olarak bilgiler vermiyorum. Bildiğim kadarıyla bu durumda bulunanımız yok. Ek bilgi isteyen olursa bildirsin.

Kıdem tazminatı talebimizde dayanağımız 212 olmalı!

Kıdem tazminatı talebimizde de yine dayanağımız 212 sayılı basın iş kanunu olmalı. Kıdem tazminatında da gazeteci tarafından iş akdinin feshi halinde kıdem tazminatı bahsine girmiyorum. Çünkü hiçbir arkadaşımızın iş akdini kendi isteği ile haklı ya da haksız bir sebeple feshedeceğini sanmıyorum.

En az 5 yıl çalışmış olma şartı.

Kıdem tazminatı hakkı 212 sayılı basın iş kanununa göre meslekte en az 5 yıl çalışmış olan gazetecilere tanınmakta. Mesleğe ilk giriş tarihi olarak Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğündeki gazeteciler sicil defterindeki kayıtlar esas alınıyor. Bununla birlikte 5 yıldır sigortasız çalıştırılanlar yahut 1475 sayılı kanuna göre çalıştırılanlar açacakları dava ile 212 sayılı basın iş kanununa göre gazeteci olarak çalıştıklarının tespitini mahkemelerden alacakları kararlar ile sağladıklarında da geriye dönük olarak kıdem tazminatı alacaklarını talep edebileceklerdir.

İşverenin haklı fesih halleri nelerdir?

İşveren tarafından haklı nedenlerle yapılmış bir tek fesih bile olmadığını bildiğim için bu bahise ve gazeteci tarafından haklı sebeplere dayanarak iş akdinin feshine ilişkin ayrıntılı bilgi vermiyorum. İstek halinde bilgi verebilirim.

Kıdem tazminatı hesabında küsurat aylar nasıl hesaplanır?

Basın İş kanununa göre gazeteciye verilecek kıdem tazminatı miktarı her hizmet yılı veya küsuru için gazetecinin son aylığı esas alınarak her yıla bir ay ücret üzerinden ödenir. Yıllık hizmetin 6 aydan az kısmı nazara alınmaz, 6 ay ve sonrası bir yıl olarak hesaplanır. Tekrar belirteyim ki gazetecinin kıdem tazminatı mesleğe ilk giriş tarihinden itibaren hesap edilecektir. Daha önce tazminat tazminatını alarak işten ayrılan gazetecinin tazminatını aldığı döneme ilişkin çalışma süresi tazminatın hesabında göz önünde bulundurulmaz. Yargıtay 9 hukuk dairesi başkanlığının verdiği bir kararda da belirtildiği üzere; “Gazeteci hiç kıdem tazminatı almamışsa ve ilk defa kıdem tazminatını alıyorsa aynı gazete veya işverene bağlı olarak çalışması şart olmadığından tazminat istediği gazete veya dergi dışında meslekte geçirdiği bütün yıllara ait tazminat tutarını en son çalıştığı işveren ödeyecektir.” denilmektedir. Kıdem tazminatı bir defada ve peşin ödenir. Eğer işverenin maddi imkansızlık nedeniyle gazetecinin tazminatını bir defada ödeyememesi durumu söz konusu ise bu halde tazminatı en çok dört taksitte ve tamamını en çok bir yıl içinde ödemesi de söz konusudur ki bu halde Sabah, Milliyet, Hürriyet, DBR gibi borsada işlem görmekte olan şirketler için İMKB’ye bildirimde bulunmak ve bu bildirimin İMKB bülteninde ilanı gerekir ki bu ayrıca söz konusu işyerinin bağlı bulunduğu vergi dairesince müessesenin zarar etmekte olduğuna kanaat getirilmesi halinde verilir ama maşallahları var her bir basın işletmesi 10-35 trilyon kar açıklıyor, dolayısıyla kıdem tazminatı alacaklarımız defaeten yani peşin olarak ve bir kerede ödenmek zorunda.

Kıdem tazminatı tavanı nedir?

Kıdem tazminatı alacaklarına ilişkin olarak gelir vergisi kanununda 1475 sayılı yasaya göre bir tavan getirilmiş değil hatta gazetecinin iki yıllık maaşına tekabül eden kıdem tazminatı da gelir vergisinden muaf bulunuyor. Bununla birlikte kıdem tazminatı tavanına ilişkin yeni tarihli bir yargıtay içtihadı olduğundan bir ara bahsedilmişti. Sizlere bu yazıyı hazırladığım sırada bunu araştırma imkanım yok. Buna en erken bir sonra gün bakabileceğim. Bu arada bir an önce sahip olduğumuz hakları öğrenelim diye bu yazıyı hazırlıyorum ve zaten bir çoğu muhabir en çok editör olan arkadaşlarımızın maaşlarının da kıdem tazminatı tavanına yakalandığını sanmıyorum. Yüksek maaş alanların durumlarına ilişkin ek bilgi vereceğim. Bu arkadaşlarımız talep edecekleri kıdem tazminatı alacaklarını buna göre hesap etmeliler.

    SORULARINIZ İÇİN:
    Telefon: 0543 742 88 43
    E-Mail: v_ergul hotmail.com