Hayır, sandığınız gibi değil. Bestesini satmakla kapitalist olduğunu ilan etmedi Livaneli. Bence o, çok da gerekli olmayan bir tartışmaydı. Biraz, zenginin malı züğürdün çenesini yorar gibi...
Bize ne yahu?... Madem bestesi kendi alın terinin ürünü, ister satar, ister 'özgürlükçü' STK’lardan birine hibe eder.
EÄŸer öyle bir hata(!)yapsaydı ve bestesinin tüm haklarından vazgeçip, yüce bir davaya adasıydı; bize de bu asil davranıştan ötürü hayranlık duymak ve onun kazandığı bu 'müthiÅŸ' prestije imrenmek düşerdi. Tarihe geçerdi bir bakıma...  Â
Ama öyle yapmadı... Yapmak mecburiyetinde de deÄŸildi. Ve bence hiçkimse de onu kendi malını (evet mal) sattığı için yargılama hakkına sahip deÄŸil. Â
Anlayacağınız, tutup da böyle bir alışveriÅŸ üzerinden Livaneli’yi sol ideolojiye ihanet etti diye yargılamak bana biraz insafsızlık gibi geliyor. Â
Böyle bir yargılamayı kapitalistler yapmaz zaten. Onlar olsa olsa, ‘’Kulübümüze hoÅŸ geldin Zülfü kardeÅŸ!’’ derler. Â
Â
Ama inanın bana, solcu yoldaşlarının(!) da yok böyle bir hakkı.
Â
Çünkü o zaman, benim gibi biri çıkar ve der ki onlara: Â
‘’İçinizde kapitalizme öyle veya böyle esir olmamış varsa ilk taşı o atsın!’’
Â
Alın size vahÅŸi kapitalizmin acı gerçeÄŸi... Hepimize, kendi tutsaklıklarımızın içinde, biraz empati, biraz esef biraz da kederle izlemek düşer bu gerçeÄŸi. SaÄŸ ne yana düşer bu baÄŸlamda, sol ne yana, bilemeyiz...  Â
Dolayısıyla, bu tür insanları (ki hepimiz az veya çok türdeÅŸiz bu yüzden) kapitalizmi besledikleri için eleÅŸtiremeyiz. Ama hiç olmazsa -ve en azından- bir zamanlar var olan (var mıydı hakkaten) yüksek deÄŸerlerinin hatırına da olsa, namuslu, dürüst ve adil insanlar (‘kapitalistler’ demeye dilim varmadı) olmalarını bekleriz. Â
Kendi adıma konuÅŸacak olursam eÄŸer; solcuların -kendi alın terleri olduktan, namuslu ve dürüstçe yapıldıktan sonra- her türlü alışveriÅŸine saygı duyuyorum.  Â
... Â
Lafı gelmiÅŸken ÅŸunu da belirtmek gerekir: Rana Elik’in Kanal t’deki ‘intervizyon’ programına telefonla baÄŸlanan ünlü sanatçımız, Elik’in kendisiyle ilgili -önceden söylediÄŸi- bir baÅŸka sözüne daha takmıştı kafayı. Livaneli’nin ABD’de kızı için milyon dolarlık bir daire baktığı konusuydu bu... Sanatçımız, ‘’Gereçek öyle deÄŸil, yanlış bilgi,’’ deyip geçeceÄŸi yerde, inanılmaz hakaretlerde bulundu güzel sunucuya. Oysa ki ortada büyütülecek hiçbir ÅŸey yoktu. Zülfü Bey'in,‘’Ben hayatımda o kadar parayı birarada görmedim,’’ lafını bile söylemesine gerek yoktu. Kim bir sanatçıyı çok parası var diye, kızına milyon dolarlık ev almak istedi diye suçlayabilirdi ki?... Â
Bu olaydan sonra konuÅŸtuÄŸum Rana Elik, kendisine bu bilgiyi veren emlakçının adını yayından önce Livaneli'nin basın danışmanına verdiÄŸini anlattı bana. Yani, Livaneli Elik'e saldırırken (evet saldırırken) onun yalan söylemediÄŸini, sadece birkaç kiÅŸiyle beraber tanıklık ettiÄŸi bir iddiayı dillendirdiÄŸini biliyormuÅŸ... Üstüne üstlük, bu olay, internet sitelerinde yayınlanınca, bir yorumcu, olayda söz edilen emlakçının sözlerini kendisinin de duyduÄŸunu yazmış.  Â
Her neyse, bir söylentiden ibarettir, hatta belki de o emlakçının yalanıdır deyip geçebiliriz bu olayı. Ama yine de ünlü sanatçının Elik’i yalancılıkla suçlamasını ve hakaret etmesini mazur göstermez bu durum. Â
EÄŸer söz konusu iddialar gerçekten de iftiradan ibarettiyse yapılacak tek ÅŸey vardı. O da, canlı yayında, Rana Elik’in verdiÄŸi bilginin yanlış olduÄŸunu (70 milyonun ÅŸahitliÄŸinde) söylediktenÂ
... Â
Gelelim, Livanelli’nin kapitilastliÄŸini ilan ettiÄŸi (yani bittiÄŸi) an'a: Â
O an:Â
 Â
İnternet medyası emekçileri için o ağıza alınmayacak ağır hakaretleri ettiÄŸi an'dır.  Â
Evet iÅŸte tam da o anda hepimize ‘’Ben de artık en bayağısından bir kapitalist oldum,’’ mesajını verdi Zülfü Livaneli.  Â
Çünkü: Â
O sözlerde; Â
kibir vardı,
emeğe saygısızlık vardı,
kartel medyasını yüceltme vardı,Â
sistemin yarattığı işsizlik sorununu yok sayma, hatta aşağılama vardı,
kendinden güçsüz olanlara zulüm vardı,
bağımsız düşünce platformlarını küçümseme vardı, Â
ama, Â
akıl ve izan yoktu.  Â
Ne yazık ki… Â
Evet, daha sonra özür dilemiÅŸ özgür bestecimiz. Ama bu özür, kırılan kalpleri, incinen onurları tamir etmeye yetti mi orası meçhul iÅŸte. Â
Meçhul olmayan ÅŸey ise; o sözlerin Livaneli’yi ‘sol’ ÅŸeritten 'kapitalizm' ÅŸarampolüne yuvarladığıdır.  Â
Her neyse... Â
Baki kalan bu kubbede bir hoÅŸ sada imiÅŸ...  Â
GeçmiÅŸÂ olsun Zülfü Abi!Â
Â
Â
İlgili haberler:Â
'İnternet Medyası'ndan Livaneli'ye tepki!
Çağdaş Gazetecilerden Livaneli’ye tepki!
Zülfü Livaneli özgürlük satılır mı?








